MAZİYE YOLCULUKLAR – 276/ EVLENME TUZAĞI

MAZİYE YOLCULUKLAR – 276

 

EVLENME TUZAĞI

 

Biz taşlı, dikenli, engebelli, sarp, ince uzun, her an ölüm meleğinin kucak açtığı bir yola çıktık.

Düşman tecrübeli, azgın ve acımasız bir barbardı. Emrindekilerin üstündeki elbiseleri atsan, hepsi birer işkenceci, hepsi birer paralı katildi.

Bizim büyük çoğunluğumuz çok gençti.

Biz bir avuç umut, bir avuç hayal, bir avuç cesaret, bir avuç yarınlar ışığı ve çok çok fedakârlıktık.

Biz isteseydik bu dünyanın bütün nimetlerinden, halkımızdan daha fazla yararlanma olanağına sahiptik.

Bizler, kendimize özel hiçbir şey istemedik.

Halkımızla birlikte bu dünyanın nimetlerinden faydalanalım. Yeryüzü nimetleri herkese yetecek kadar var. Eşit dağıtılsın. Herkes emeğinin, yeteneğinin ve ihtiyacının karşılığını alsın.

Binlerce insan açlık, yoksulluk ve yarın korkusunun kıskacında kavrulurken, bir avuç uyanık haksız servet içinde yüzmesin, dedik.

Rahatları bozulmasın diye bizi hedef seçtiler: İşkence ettiler, tutukladılar. Öldürdüler

Hedefe ilk alınanları kırmızı kalemle işaretlediler.

Fişlerin en başında kırmızı kalemlerle yazılanlar vardı.

Adıyaman ve Kâhta’da o listenin en başındaydım. Alevi olamamıştım ama kızıl baştım. Kızıl baş olmaktan hep onur duydum.

 

1974 yılında Mamak ceza evinde çıkıp Kâhta’ya döndüğümde annem başladı:

– Oğlum, senin yaşındakiler evlendi. İki üç çocukları oldu. Evlen artık.

– Oğlum, mahallede dedikodu başladı. İşkencede elektrik verilenlerin çocuğu olmuyormuş. Mahmut erkek olmadığı için evlenmiyor.

-Oğlum, sana Adıyaman’da bir kız buldum. Akrabamız, akıllı, evde terzilik yapıyor. Evin geçimine katkıda bulunur.

Çok sevdiğim bir büyüğümün baldızıydı. Annem, büyüğüme söylemiş. Baldızını oğluma almak istiyorum. Benim haberim yok. Bir gün sonra kendimi kızın evinde buldum. Kızı çocukluğumdan beri tanıyorum. Namuslu, çalışkan, güzel. Kız makinenin başındaydı. Kız kalktı. Hoş geldiniz, dedi. Bize kahve yaptı. Getirdi. İçtik.

Kâhta’ya dönerken canım büyüğüm sordu:

– Beğendin mi Mahmut? Ne diyorsun?

Saygısızlık yapmamak için dikkatli bir cümle kurdum:

– Sevgili Ağabey. Bir kadının fiziki güzelliğinden çok, beyin güzelliği önemli biz devrimciler için.

Kavganın tam ortasındaydım. Annemin tüm baskısına rağmen, evlenmeyi hiç düşünmüyordum.

Bir kızı ceza evi kapılarında süründürmek, mezarımın başında ağlatmak benim için ayıptı. Yakışmazdı. Bir devrimci böyle bir hata yapmamalıydı. Dünyanın en güzel, en zengin kızını da bulsa evlenemezdim. Doğru değildi.

Kâhta’ya döndük. Eve gittim. Anneme evlenmeyeceğimi kesin bir dille anlattım. Kaçıncı anlatışım, anlamak istemiyordu. İnat ediyordu. Evlendirirsem devrimciliği bırakır, başı beladan kurtulur diye düşünüyordu.

 

Birkaç ay geçmeden Kâhta’da tanıdığımız, bütün erkek kardeşleri arkadaşım olan kendi adında bir kız bulmuş. Kızı hiç görmemiştim. Hala da görmemişim.

Kızın amcasının oğlu bizim evin çocuğu gibiydi. Annemle beraber karar vermişler. Bana sormadan kıza, annesine söylemişler.

Kızın ağabeyi ile çok yakın dosttuk. Her gün görüşürdük. Benim içinde bulunduğum kavganın canlı şahidiydi. Evlenmeyeceğimi biliyordu:

Annesine söylemiş:

– Bu iş olmaz anne. Mahmut dürüst, çalışkan ve namuslu bir gençtir. Ama bu evliliği aklım almıyor. Mahmut’un haberi var mı? Annesine düşüneceğimizi söyleyin.

Benim bu olaydan, ağabeyinin cevabından sonra haberim oldu.

Annemle yine tartıştık. Evlenmeyeceğimi söyledim. Annemin cevabı:

– Nuri, zaten yok demiş, dedi.

Güldüm:

– Oh! İyi demiş! Nuri’nin evet veya hayır demesi hiç önemli değil. Benim kararım kesin: Hayır! Hayır! Hayır!

 

Annem, kızın annesi, kızın amcasının oğlu benden habersiz annemin adaşı kıza umut vermişler.

Bir genç kızın yüreği ile umutları ile hayalleri ile kimsenin oynama hakkı yoktur.

Hele bizim gibi devrimcilerin kesinlikle bu yanlışa düşmemesi lazım diye düşünüyorum.

İsteseydim o kızla evlenirdim.

Benim yarınım belirsizken, bir genç kızı belirsizliğe sürüklemek doğru değildi.

Çok üzülüyordum.

Ailesini tanıdığım, kendisini tanımadığım kızdan yüreğim bir şiirle özür diledi.

 

 

 

KÂHTALI KIZ BAĞIŞLA BENİ

 

Ömrümün bahar çağında,

Kâhta’da güzel bir akşam vakti,

Ufuk boyanmışken kızıla,

Darabalar inerken eski çarşıda,

Esnaf yol alırken yorgun argın evine,

Esmer tenli çocuklar oynarken son oyunlarını,

Senin onayınla annem,

Dikilmiş annenin karşısına,

Layık görmüş istemiş seni bana,

İnan benden habersiz…

 

Annenle karşılaştık geçenlerde,

Öptüm ellerini bir akraba evinde,

Dünü andı sitem etti bana,

Evlenmem yok demişim diye sana,

Bilirsin yoktu sana tek bir sözüm,

Yüzünü bile görmemişti iki gözüm,

Evlenmeyi düşünmüyordum o zamanlar,

Anne yüreği kız arıyordu inadıma,

Özür diliyorum bağışla Kâhtalı kız,

Annem söz vermişse benim adıma…

 

Saygı duyduğum bir ailenin kızıydın,

Ağabeyin kardeşlerin arkadaşımdı,

Dostum yoldaşım sırdaşımdı,

Kapkara fırtınalı günlerdi,

Bir ayağım yarınlara sevdalı,

Bir ayağım mahpustu,

Bedenim hedef tahtasına konmuştu,

Sürünecektin mahpushane kapılarında,

Belki de dul kalacaktın genç yaşında,

Güvenemedim kendime kıyamadım sana…

 

Yıllar geldi geçti hala yaşıyorum,

Bu yaşa geldiğime inan şaşıyorum,

Bana kızmışsın küsmüşsün onurlu kız,

Yıllar sonra evlenip yuva kurmuşsun,

Üç çocuk annesi olmuşsun,

Mutlu ol Kâhtalı kız dünya ahiret bacımsın,

Adıma söz verilmiş dinmeyen sancımsın,

Annene anlattım kusur sende değildi,

O günlerde bir evliliği taşıyamazdım,

Seni perişan etseydim yaşayamazdım…

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir