MAZİYE YOLCULUKLAR – 296 / GÜNLÜK

MAZİYE YOLCULUKLAR – 296

 

GÜNLÜK

 

17 EYLÜL 2024 –SALI / ERDEMLİ / MERSİN

 

Sabah saat altıda uyandım.

Yarım saat Erdemli ’den Mersin’e yolculuk hazırlığına gitti.

Saat yedide durakta 156 numaralı Belediye otobüsü ile Mezitli’ye gittim.

Mezitli’den 77 numaralı Belediye otobüsü ile Üniversite Hastanesine gittim.

Muayene oldum. Tahliller için kan ve idrar verdim.

28 numaralı otobüsle Tece’ye geldim.

Yirmi dakika sonra Erdemli ’ye giden 156 numaralı Belediye otobüsü geldi.

Erdemli’ ye geldiğimde saat on iki olmuştu.

Eve geldim. Açlık ilaçlarımı aldım. İnsülin yaptım.

Güzel bir kahvaltı hazırladım.

 

Kahvaltı hazırlarken televizyonda şiirlerimden son hazırladığım müzik videolarını dinledim.

Kahvaltı yaparken müzik videolarını dinlemeye devam ettim…

Masadaki tepsimi topladım. Bulaşıklarımı kendim zevkle yıkadım.

Günün ilk kahvesini yaptım. Bilgisayarımın başına geçtim.

Yapay zekâya, zekâmı katarak on şiirden yirmi beste daha yaptım. Bir şiirden iki ayrı beste, iki ayrı ses oluyor…

Her videonun kapağını tek tek düzenledim. https://www.youtube.com/@mahmutcantekn663

Bu sayfaya yükledim. 683 video oldu.

Kanal ayrıntılarına baktım: 38 abone –683 video–25.831 görüntüleme vardı.

 

Mutfak tezgâhına geçtim. Çözdürdüğüm tavuk göğüs kuşbaşısını küçük tavaya koydum. Kendi suyu ile haşlamaya başladı. (Tavukçudan önceden pişirme dersi almıştım: Hiç su katmadan haşla. Dolaba koy. Yemek yapacağın zaman yağda kızart.) Almışım dersimi etmişim ezber.

Akşam yemeği için soğan, biber doğradım. Daha önce aldığım ve kendi suyundan haşladığım göğüs kıymasından üç kaşık soğan ve biberin üstüne ekledim.

Tencerede Ayçiçek yağını kızarttım. Kıyma, soğan ve biber kızarırken domatesleri büyük bir zevkle doğradım. Kızaranların üzerine döktüm. Karıştırdım. Tencerenin kapağını kapattım.

 

Haşlanan tavuk kuşbaşısını karıştırdım. Bir on dakika daha haşlanmana devam et, dedim.

Üç gün önce, elli yıl sonra bulgur pilavı pişirmiştim. Çok güzel olmuştu.

Evde küçücük tencerelerimiz vardı. Onlardan bana bulgur pilavı pişirilirdi. Mutfaktaki dolaplarda küçük tencere yoktu. Bulaşık makinesinde yoktu. Kilere baktım. Yoktu. Salona, yatak odasına, bazanın altına, dondurucuya, buzdolabına, çamaşır makinasında yoktu.

 

Karar aldım: Olması gereken yerde aradığım yoksa aramayacağım. Gidip yenisini alacağım. Yarın ilk işim beş tane küçük tencere almak olacak.

 

Küçük tavalardan birine yağ koydum. Yağ kızarınca biraz arpa şehriye koydum, kızarttım. Biraz biber salçasını yağda erittim. Su koydum. Su kaynayınca bulgur attım. Çok güzel oldu.

 

Kıyma haşlanmıştı. Altını söndürdüm.

Sulu yemekte pişmişti. Altını söndürdüm.

 

Dışardaki işlerimi hal etmek için evden çıktım.

Önce gözlükçüye uğradım. Perşembe günü göz doktorundan aldığım yakın ve uzak gözlük reçetesini vermiştim. İkisini de kaliteli istediğimden Mersin’den getirteceklerdi. Yanlışlık yaptıklarından tekrar istediler. Bu güne kalmıştı. Aldım. İki gözlük ücreti üç bin tuttu. Ödedim.

 

Göz doktoru bir de ilaç reçetesi vermişti.  Reçeteyi eczaneye verdiğimde, ilacın olmadığını, getirteceklerini söylemişlerdi. Eczaneye uğradım. Eczacı kız 1.740 TL ödemesi var deyince şaka yapıyor, sandım. Otuz yıl prim ödediğim devlet bu ilaçların parasını vermiyormuş. Bir kutusu 580 TL imiş. Üç kutunun parasını mecbur ödedim.

 

Bilgisayarcıya uğradım. Disk, klavye değişimi ve bilgisayarın genel temizliği yapıldı. Borcum, dedim. Cevap 3.500 TL.

 

Eve geldim. Yiyecek ve içeceğin hesabını hiç yapmıyorum. Artık hiç yapmayacağın.

 

Canım dostlarım, güvendiğim canlarım bana öğüt verdi… Paraya bakma. Kaliteli yiyecekler al. Kaliteli yemek yap. Kaliteli yaşa. Kendine çok iyi bak. İlaçlarını düzenli al. Sağlığına çok dikkat et. Sana un torbası bezinden kefen alanlar, o kefeni odun taşınmasında kullansınlar.

Düşündüm; dostlarım çok haklılar. Öğütlerine uyacağım.

 

Pişirdiğim yemeklerden azar azar ısıttım. Kaşıkladım. Ekmek yemiyorum.

Bulaşıklarımı bizzat zevkle kendim yıkadım. Ellerim buruşmadı. İki bulaşık için kimseye saldırmadım. Hakaret etmedim. Fırtına koparmadım.

 

Bazı dostlar diyor ki üçlü çete bulaşığı bahane edip bu oyunu oynamış olabilirler. Kendi yediğin yemeğin tabak kaşığını yıka demek, suç değil, günah değil ve saygısızlık hiç değil…

 

Bilmiyorum. Kimsenin günahını alamam.

Hele günahlarının büyüklüğünü bilmediklerim için yükün altına giremem. İlk günler beynimdeki  ”ben ne yaptım ki” psikolojisinin doğurduğu öfkeyi yenince rahatladım.

Hesap kitap yapıyorum. İyi ki bu oyunu oynamışlar. Sırtımdaki yapmacık sevgi gidince çok rahatladım. Hamallar sırtındaki ağır yükü götürdükleri yere götürüp bırakınca bir derin of çekerler. Oh! Bu yükten de kurtuldum!

İnanın dostlar beynim ve yüreğim diyor ki: Oh! Bu yükten de kurtuldum!

 

Ben yükü sapsağlam bu günlere getirdim. Ayakları üzerinde durabiliyorlar. İşleri var. Kimseye muhtaç değiller. Yolları açık olsun. Bana maddi manevi muhtaç değiller ki böyle bir karar aldılar.

Benim için çok iyi oldu. Onların da bu işte kârları var ki uyguladılar. Yolları açık olsun. Allah utandırmasın.

 

Bilgisayarın başından kalktım. Vücudum bayram yapıyor. Beynim de bayram yapmaya başladı. Artık ben beni düşüneceğim. Ömrün son deminde kimseye yük olmadan yaşamağa çalışacağım.

 

Kahvemi pişirdim.

Kahvemi içerken bu günkü günlüğe başladım.

Gece on insülinimi yaptım.

Bitiriyorum. Son kahvemi yapıp iki gündür beynimin içinde dans eden sözcüklerle, mısralarla uğraşmak istiyorum.

Yaşasın özgürlük

Yaşasın bağımsızlık.

Yaşasın edebiyat.

Yaşasın insanlık.

Kahrolsun kötülük.

 

Çok mutluyum, çok. Kuş kadar hafiflemişim. Bir tek sorumluluğum var: Onurumla dostlarımın karşısına çıkmalıyım. Bu dünyada giderken onuruyla yaşadı, desinler dostlarım.

Dostlar arkamda korkmadan şunu diyebilmeli: Mahmut Cantekin hiç bir zaman küçük hesapların, pis işlerin adamı olmadı. Paraya pula tapmadı. Yalan söylemedi. Ağaya da paşaya da karşı dobra dobra konuştu.

Hata yapmadı mı?  Hatasız kul mu olur? Eleştirileri dinledi. Hatasını gördüğü an, korkmadan, utanmadan özür dileyip bir daha o hatayı yapmamaya çalıştı. Hiçbir hatasını savunmadı.

Çocukluğundan bu güne kadar geçen ömrünü bir savcı gibi sorguladı. Bir hâkim gibi yanlışına ceza verdi. Yazılarında, şiirlerinde açık açık bunu görebilirsiniz.

Dik geldi, dik yaşadı, dik öldü. Eğilmedi. Dansöz gibi kıvırmadı. Kendi çıkarı için kimseyi satmadı. Kimsenin kuyusunu kazmadı.

Bir ömrü ailesi, çocukları için yaşadı. Ailesini kimselere muhtaç etmedi. Son güne kadar örnek aile olarak gösterildi.

Son anlaşmazlık bir küçük hesap anlaşmazlığıdır. Küçük hesap sahipleri bir gün yanlış yaptıklarını anlayacaklar. Bu bize yakışmadı. Bu bizim aileye yakışmadı, diyecekler. Öfkeler yerini akli selime bıraktığı gün, tatsızlık bitecektir. Yollar ayrı olsa da sevgi, saygı kazanacaktır. Kötülüğün heykeli hiçbir yerde dikilmemiştir!

Mahmut Cantekin için çocukları, torunları her şeyin üstündeydi. Yine de öyledir Ama herkes seçtiği yeni yolda yürüyecek. Bu da normaldir. Hayatın içinde vardır.

Bir yol kazası yaşadılar. Her ailede olabilir. Büyütmemek lazım. İlk günler yaşanmasını beklemediği tavırlarla karşılaştığı için sinirleri bozuldu. Kısa sürede kendini toparladı.

Sağlık açısından, maddi açıdan, edebi açıdan bu işten de alnının akıyla kârlı çıkmasını bildi.

Onuru için yaşadı. Onuruyla öldü.

Dostlarım size her zaman, her yerde layık olmaya söz veriyorum.

İyi ki sizler varsınız.

Sevgiler, saygılar, selamlar güzel insanlara…

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir