SANA GELDİM KÂHTA’M
Sana geldim sana Kâhta’m,
Geldim gezdim bir el gibi…
Sana geldim canım Kâhta’m,
Geldim geçtim bir yel gibi…
Göçmüş gitmiş konu komşu,
Yeni yüzle dolmuş çarşı,
Dertler sarmış dağı, taşı,
Gözyaşları bir sel gibi…
Beton olmuş toprak damlar,
Mazi olmuş eski çamlar,
Kat kat artmış dertler, gamlar,
Canlar yanmış bir dal gibi…
Bağın bahçen dolmuş konut,
Sönmüş nice sevda umut,
Diyemezsin dünü unut,
Sevdim seni bir gül gibi…
Mahmut ömrün ateş küldür,
Gönlüm saksı Kâhta güldür,
Kâhtalımı Mevla güldür,
Bahtı olsun ak tül gibi…