Aşkla geçti ip, İğne deliğinden, Geçerken öptü, Zevkle kuvvetle… Hey tertip, Dedi sevinçle, Başladı dansa, Bu evetle… İğne ile ip, İki
Yazar: Mahmut CANTEKİN
SAF KIZ
Saf bir kızdı, Aşk içti sızdı, Uyanınca uykudan, Çok yalnızdı… Arıyordu hala, Oğlan gitmişti dörtnala, Müthiş hız, Şaşırdı kız… Bu mudur
KEMAL EVCİ
KEMAL EVCİ Uçtu geldi kara haber,Duydum Kemal Evci ölmüş…Bu yüreğim erir gider,Duydum Kemal Evci ölmüş… Her genç ölüm bir kor ateş,Gün ortası batan güneş,Gence
KEMAL’İM
KEMAL’İM “Kemal Evci’ye Sevgilerimle” Dört duvarda gönül günler sayarken,Geldi yaktı kara haber Kemal’im…Mehtap ağlar yıldız sessiz kayarken,Kucak açmış sana makber Kemal’im… Mahpushane sanki çöktü
KARGA İLE YARASA
Bir kırık sandalye, Eski bir masa, Yeterdi bana, Dolaşmasaydı eğer, Tepemde karga ile yarasa… Öğrencilerim, Canlarım benim… Kurak toprakların, Kavruk çocukları,
KARASİNEK
Karasinek, Harcadın alın terimi, Hançerledin ciğerimi… Bana öyle bakma, Soframda kalan çeyrek lokma… Karasinek, Acımadım emeğime, Bıçağı dayadın kemiğime… Ben ağlarken
HÜZÜNLÜ BİR ŞARKIDIR YAŞAM
Geçti bir ömür, Gün günden kömür… Dön bak düne, Tanık bul güldüğün güne, Zaman bedende ustura, Geçmek zordur üst tura… Davetsiz konuğuz Dünya’da,
HÜSRAN
Umut, Yitik bir düş, Hüzün yüklü gözlerinde… Sevda, Boynu bükük bir kuş, Yorgun yaralı yüreğinde… Yaşam, Vurgunlarla bir hoş olmuş, Beynin
HIRÇIN
Basında ekranda zehirli laklak, Dedikodu tele vole şamata, Biri diğerinden matrak… Kişiliklerde çöküntü kokuşmuşluk, Yıldızlarda tatilde ahlak… “Domdom kurşunu değdi” Türküsü çalıyor bak…
İPSİZ KUDUZ
Sakın kusma has bahçeme salyanı, Orta malın kasığından türeme… Git yap yine o annenle dalyanı, Para zamın basığından üreme… Kaçıncı kez
ZULÜM FIRTINASI
Bu nasıl havadır bu ne fırtına, Dağıtmaya gelmiş yuvayı yurdu… Döne döne vurur hep sana bana, Meydanlara dolmuş çakalı kurdu… Al kan
ADIYAMAN CANIMSIN
Sende doğduk toprağını yâr gördük, Adıyaman saldın bizi gurbete… Biz ki orda tek nefesi kâr gördük, Biçti zaman aldın sensiz nöbete… Al
GÂVUR DAĞI AYAZI
Yakar keser Gâvur Dağı ayazı, Ağla gönül baharın yok yazın yok… Tek kefendir bedeninin beyazı, Dilsiz bülbül kemanın yok sazın yok…
MEHMET ŞAHİN’E
Seni gördüm benim eski mekânda, Güler yüzün bir güneşti dükkânda, Duvarında “Eski Çarşı” şiirim, Madalyaydı dostluk senin yakanda…
YÜZ KARASI
Bu insan mı? Tövbe hâşâ! O bir uşak o bir maşa… Aldanma sen göze kaşa, Beyni akmış boş kafadır… Çula bakma mal