Kara yazı yazan kalem, Seni tutan el kırılsın… Ben ağlarım güler âlem, Seni tutan el kırılsın… Sanki alnım dert defteri, O doğduğum
Yazar: Mahmut CANTEKİN
KAHTAM SENİ
Esen yele kanar oldum, Çıra gibi yanar oldum, Gece gündüz anar oldum, Çok özledim Kâhta’m seni… Geçti kışım yazım sende, Türküm şarkım
KÂHTA’M BENİM
Sevdam sensin özlemim ben, Kâhta’m benim Kâhta’m benim… Sana sevgim Fırat Nil Ren, Kâhta’m benim Kâhta’m benim… Paris ne ki Kâhta’m varken,
KÂHTALIYIM KÂHTALI
Sabah sabah düştüm hasret közüne, Kâhta’m geldi şu gönlümün gözüne, Selam olsun senin güzel özüne, Canım Kâhta’m gönlüm sana sevdalı… Kâhtalıyım Kâhtalı,
FARKIN OLMALI
Hazan yaprağı gibi, Düşeceksem ayaklarının altına, Çiğneyip geçeceksen beni, Dönüp bakmayacaksan bana, Farkın kalır mı sevdiğim, Eli kanlı bir cellâttan senin? Karakışa
DÜŞLERİMİN SOKAĞI
Yalan bombardımanında beyinlerimiz, Kuşatmış yüreklerimizi Erzurum kışı… Birer birer çökmüş dost sığınakları, Caddeler sokaklar lal olmuş, Nasırlaşmış yüreği kaldırımların… Ekranları işgal etmiş magazin,
DÜNYA
Kara kış gece buza gebe, Doğmuşum batırmış tuza ebe… Çığlık atmışım toprak zeminde, Arşta çığlığım ömrün son deminde… Güneş’ten kopan bakire kızdın,
DENİZ’İM
Annenle kol kola, Korka korka geldin okula… Çizgi çalışması yaptık ilk günlerde, Fişler kelimeler heceler harfler, Kovaladı birbirini günler, Öğrendin okumayı yazmayı…
YETMEZ AMA EVET
MAZİYE YOLCULUKLAR – 117 YETMEZ AMA EVET Dersim’in kan gölüne döndüğü günlerde devlet, aksakallı Seyit Rıza’ya elçi gönderir: — Seyit Rıza gel görüşelim. Seninle
GÖZDEN KAFES
Ferman verdi Hızır Paşa, Gözden kafes yaptı bana… Kimi uşak kimi maşa, Gözden kafes yaptı bana… Adım adım izler cadım, Döver söver
GÖNLÜM PERİŞAN
Ayrılık sevdayı derde çevirdi, Hasret hançer olmuş gönlüm perişan… Karayeller esti aşkı devirdi, Hasret hançer olmuş gönlüm perişan… Tatlı dilberimsin ela gözlümsün,
GELMEDİN YÂR
Gün devrildi gece vardı sabaha, Gelmedin yâr hala aynı gardayım… Yön çevrildi hüzün yüklü dergâha, Gülmedin can güldürmedin dardayım… Her trende kapıldım
GEL CANAN
Badem gözlüm gül kokulu baharım, Garip gönlüm kan ağlıyor gel canan… Alev özüm göğe çıktı buharım, Derman sende söndüremez sel canan… Efkâr
EMEKLİ SANDIĞINA SİTEM
Bir dayı bul Ankara’da, Yoksa işin yatar Mahmut… Boş oturma sen burada, Yoksa işin yatar Mahmut… Yıkılır düş söner umut, Çekemezsin
DERDİN DERDİM BİRTANEM
Kurban canım gözlerinin nemine, Sen süzülme bana gelsin dert gamın… Bu sol yanım düştü sevda demine, Yâr üzülme göz bebeğim endamın… Mahzun