Bir dayı bul Ankara’da, Yoksa işin yatar Mahmut… Boş oturma sen burada, Yoksa işin yatar Mahmut… Yıkılır düş söner umut, Çekemezsin
Yazar: Mahmut CANTEKİN
DERDİN DERDİM BİRTANEM
Kurban canım gözlerinin nemine, Sen süzülme bana gelsin dert gamın… Bu sol yanım düştü sevda demine, Yâr üzülme göz bebeğim endamın… Mahzun
DAVETSİZ KONUKTUR AŞK
Gada mısın bela mısın afet mi? Gel demeden şu gönlüme çökensin… Sevda mısın Leyla mısın afet mi? Git demeden gidip boynum bükensin…
ÇÜRÜR NİKÂH MASASI
Ak kefendir o gelinlik bedene, Sevda kurban mezarlığı servettir… Kal diyemem bile bile gidene, Mücevherler sevgi değil rüşvettir… Yüzün güler benim
ÇIĞ DÜŞTÜ UMUDUMA
Gönlün olsun gidiyorum buradan, Dönmem geri unut beni arama… Güller solsun hüzün çıktı kuradan, Gelmem beri sen sebepsin yarama… Sevda konmaz
ÇARMIHTA HASRET YANIM
Yarama dermanı yâr gelsin çalsın, Yorulma doktorum kâr etmez neşter… Usandıysa benden canımı alsın, Uzak düşmek yardan ölümden beter… İlhamını alır canandan
MAZİYE YOLCULUKLAR – 28 – TERZİ AYHAN
MAZİYE YOLCULUKLAR 28 TERZİ AYHAN Küçük bir terzi dükkânı vardı… İçinde büyükçe bir masa, masanın üstünde büyük bir makas dururdu… Dikiş makinesi dükkânın gülüydü…
İNTİZAR ETMEM SANA
Efkâr yüklü gecelerde düş kuşum, Sevda teknem deryalarda batar mı? Bu ayrılık patikadan yokuşum, Sensiz yürek buralarda yatar mı? Demi hüzün ezgilerdir
HİCRAN
Hasret ektim yollarına bir ömür, Bu gurbetin dertli sabır taşıyım… Sevda çektim kollarına baht kömür, Her sohbetin mazi akan yaşıyım… Uzun nemli
LAL GÖNÜL
Dayan gönül kardelen ol! Dizler çökük koyma beni… Her acıya direngen ol! Boynu bükük koyma beni… Sönmüş ocak uçmuş külün, Dertler olmuş
KURŞUNDUR HASRETİN
Bu şehirde kör uçurum her gece, Sensiz ağlar akrep ile yelkovan… Hece sözcük adın yazar bilmece, Hasret kurşun başucumda boş kovan… Sevdam
KREDİ KARTI
Adım başı yapıştılar yakama, Tatlı dille hepsi verdi birer kart… Birkaç banka aldım artık arkama, Al kasiyer al bu kartı çek cırt cart…
KIZAĞA ÇEKİLDİ SEVDA
Sevdan çöldür gönlüm oldu bedevi, Devem de yok yaya kaldım yollarda… Kuru göldür garip gönlüm dert evi, Düştüm yere tutunduğum dallarda… Diller
GÖZÜ DÖNMÜŞ HÂKİM BEY
Çoluk çocuk parka geldik gündüzünBu kart bize eza verdi hâkim bey! Ben utandım bak yüzü al dağ düzün,Utanmaza bir ceza ver hâkim bey!
MAZİYE YOLCULUKLAR – 27 – ALLAH’IM TAŞ YAĞDIRMA
MAZİYE YOLCULUKLAR -27 ALLAH’IM TAŞ YAĞDIRMA Yine 1960’lı yıllardayım… Sabah sabah Maziye Yolculuk başladı… Ortaokul öğrencilerinin küçük kafalarında, büyük ağabeylerinden kalan şapkaların giyildiği yıllar…