BİZİM MUHTAR Baka baka gözlere nasıl çıkıyor yalan, Tamam dilde kemik yok sarsılıyor yerküre… Çaka çaka özlere hane yıkıyor talan, Hey vicdansız imansız
Yazar: Mahmut CANTEKİN
SOLMUŞ MİNDER
SOLMUŞ MİNDER Acılar caddesinde boynu bükük sokakta, Karalar giymiş gördüm kara bahtlı kaderi… Talihi bekler durur aracı yok durakta, Haramzade elinde dağa dönmüş
ÖMÜR ACIKLI ÖYKÜ
ÖMÜR ACIKLI ÖYKÜ Geçti ömrün baharı yaşadığım kışla güz, Bazen yaprak dökülür bazen de boranla kar… Küser bana geceler sırtını döner gündüz, Gönlümde
BİR PUL ETMEZ ADAM
BİR PUL ETMEZ ADAM Niye selam verirsin bir pul etmez adama, Lanete dön sırtını şeytan görsün yüzünü… Acıma el uzatma pabucunu at dama,
HEMŞİRE FADİME ABLA
HEMŞİRE FADİME ABLA “Hemşire Fadime Koç’a Sevgilerle” Yattım göğüs servisinde derdime aradım çare, Koğuştan girdi içeri hemşire Fadime Abla… Almış servisin yükünü
HASTANEDE KAHVALTI
HASTANEDE KAHVALTI Şafak vakti geliyor kahvaltı arabası, Çoğu hasta uykuda yetişen alıyor çay… Uzun yolun yolcusu sevginin marabası, Say yaralı yüreğim doğan günü kârdan
DERMAN BUL DOKTOR
DERMAN BUL DOKTOR Herkesin bir derdi var çare peşinde herkes, Gel tabip sen derman ol kanayan her yaraya… İlim irfan yuvası hastane doğru adres,
ATEŞ PARÇASI HEMŞİRE
Eda Güverçinci Hemşireye Sevgilerle. Güleç yüzlü hemşire geldi aldı görevi, Hızı dikkati ile becerikli bir ateş… Böyle yapmalı insan verilen her ödevi, Hastane koğuşuna
YETİŞ İMDADA DOKTOR
Ne kadayıf bekledik ne baklava ne pasta, Yollarına kırmızı halı serdik doktor bey… Üç gündür bozuk sonda perişan oldu hasta, Derdi derde ekledik canı
KAFAYI YEDİM BABA
Bu son ayda hastalık sıktı iki yakamı, Teşhisler ayrı ayrı kafayı yedim baba… Taştan taşa vuruyor karayeller takamı, Kalmadı direnç gayrı kafayı yedim baba…
YORGUNUM DOKTOR BEY
YORGUNUM DOKTOR BEY Vücut bitmiş tükenmiş her yer şeker vurgunu, Söze bile halim yok çok yorgunum doktor bey… Serilmişim yatağa oldum suyun durgunu,
ÖĞRENCİ ÇIRAK
ÖĞRENCİ ÇIRAK Hem öğrenci hem çırak küçük esnaf çocuğu, Gün doğmadan ilçeye açılırdı daraba… Bilmezdik kaymakla bal salam sosis sucuğu, Kısmet olmadı bir
KIZIL SABAH GÜNEŞİ
KIZIL SABAH GÜNEŞİ Yaralı yüreğimi şavkın ile kucakla, Yaşama umudu ek kızıl sabah güneşi… Götür buluştur yine köy kasaba bucakla, İlk gün ki
ÇOK HAİNSİN ŞEKER
ÇOK HAİNSİN ŞEKER Bacaklarımda ağrı turisttir gündüz gece, Bir o yana bu yana gezer durur yel gibi… Yıllardır çözemedim bu nasıl bir bilmece,
VÜCUT KURDUDUR ŞEKER
VÜCUT KURDUDUR ŞEKER Bir davetsiz misafir vücut kurdudur şeker, On yıldır bedenimde yavaş yavaş yer beni… Mezarlığa döndürdü dönüp duruyor teker, Düşmandan yaman