KARARMIŞ MEZAR TAŞIN Mehmet Cantekin’e Saygılarımla Adını okuyorum yine, Kararmış mezar taşında, Kurumuş otlara gidiyor elim, Tek tek yolmuştum önce ki gelişimde,
Ağabeyim Mehmet Cantekin Şiirler
AL KANLAR İÇİNDE MEHMET’İM
Kâhta Mezarlığı çekiyor beni, Mehmet’im yatıyor toprak altında… Unutamam onu gömdüğüm anı, Mehmet’im yatıyor toprak altında… Yirmi bir yaşında nazlı fidandın, Kahpe
MEHMET
Tez ulaştı kara haber, Yandım anam ben ciğerden… Al boynumu dara gönder, Vurulmuşum ben ciğerden… Can Mehmet’im yiğit kardeş, Yüreğime düştü ateş,
MEHMET’İN HANİ
Dört mevsim kış oldu baharın hani? Yoğur acıları göm yüreğine… Umudun düş oldu seherin hani? Yoğur acıları göm yüreğine… Uzağı görürdün gözlerin
MEHMET’İM
Bahar sensiz bahar değil, Yaz, yaz değil gülüm solgun… Diyar sensiz diyar değil, Saz, saz değil telim yorgun… Güneş sensiz güneş değil,
TARİH SAYFASINA DÜŞTÜ MEHMET’İM
Dokundu tetiğe kirli parmağı, Kalbinden vuruldu düştü Mehmet’im… Yıkıldı başıma Dünya’nın dağı, Ciğerime ateş düştü Mehmet’im… Orman fakültesi orman içinde, İstanbul kalmıştı duman
CANTEKİN
Ateşte pişti sevdamız,Fırat’ta çeliğe dönüştü…Nemrut’ta yankılandı sedamız,Karanfil açtı Kâhta ovası,Toprağında toprak olmak,Yirmi bir yaşında,Mehmet Cantekin’e düştü… Umut üşüdü ayazda, Kan tacirleri
SANA GELDİM MEHMET’İM
Geceydi. Ne Ay ışığı vardı, Ne de yıldızlar… Dokunsalar ağlayacaktım, Ağlayacaktım hüngür hüngür… Koca bir yumruk, Gelip oturmuştu boğazıma… Sıkışmıştı yüreğim, Sıkışmıştı büyük
YİNE GELDİM MEHMET’İM
“Mehmet Cantekin’e Saygılarımla” Kırkıncı yıl mezarında bitabım,Sensiz günler kara kışım Eylül’üm…Hüzün derya boğar beni girdabım,Acım dağdır yıkılmışım melülüm… Bir tas suya hasret kalmış