“ Evladını yitirmiş tüm annelere” Kâhta’nın düzünde bir anne ağlar, Çağlar gözyaşları Fırat misali… Yitirmiş evladın karalar bağlar, Çağlar gözyaşları Fırat misali…
Babasız Babam Benim
ESKİ ÇARŞI BENİM MEKÂN
Cadde cadde sokak sokak, Dört yan şimdi çarşı dükkân… Demirciyim küçük çırak, Eski çarşı benim mekân… Alt taraflar bahçe bağdı, Annem babam
DERTLİYİM BABA
Çile limanında çıkmıyor takam, Alnıma yazmışlar derdi cefayı… Bir araya gelmez hiç iki yakam, Çok gördüler bahta zevki sefayı… El sürmem harama
BAYRAM
Mezarına gelemedim bu bayram, Mekân gurbet hasret canda ok gibi… Katran bahtı delemedim hep dram, Bana kısmet koca handa yok gibi… Baba
CANLAR PERİŞAN BABA
CANLAR PERİŞAN BABA Baba bu gün hele kaldır başını,Güzel Kâhta’n can Kâhtalın perişan…Gurbet elde arar her gün aşını,Mertler üzgün yerde paspas şeref şan… Dert
ANNE
Sen gideli bende kalan ben değil, Tahtım hicran her mevsimim hazandır… Ten öptüğün kokladığın ten değil, Bahtım viran can ateşte kazandır… Ala dönmüş
ANNEME BABAMA AÇIK MEKTUP
“Kara günün eseri” Yanıt istiyorum yanıt! Dertli annem! Çilekeş babam! Canlarında can bulduklarım… Canlarına kurban olduklarım… Aç kurtlar sofrasına, Niye saldınız beni? Bir lokma
BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE
BAŞIM GÖZÜM ÜSTÜNE Balta olma derdin yeşil asmaya,Baba emrin başım gözüm üstüne…Çıkar için heves etme tasmaya,Baba emrin başım gözüm üstüne… Komşun açken sakın düşme
BABAMI SOR
BABAMI SOR Soframdaki bir lokma aş,Arttı ahbap dost arkadaş…Yoktu bir tek selam soran,Gözlerimden akarken yaş… Dün girince başım derde,Hasret kaldım tek dost ferde,Asalaklar