Duyarsız Ankara, Yine düşürdün dara… Hele şu işe bak, Yetmiş günde, Gelmiyor evrak… Şeften yan masaya, Kırılmış ayağı gitmiyor yazı, Hücre cezası
Demlendi Ömür
DÖNEK KOLTUKLU DAZLAK
Döner koltuklu kodaman, Oynattı gözünü kaşını, Bulutsuz masmavi gökyüzüne, Kaldırdı dazlak başını, Dünya malına doyumsuz gözlerini, Kıstı dönüştürdü çuvaldız deliğine… Bekledi
DEMLENDİ ÖMÜR
Dinle yavrum, Davetsiz geldi zulüm… Köz köz oldu ciğer, Dağ bayır savruldu külüm… Barikattır yürek bilinç beden, Bilsen kaç kez, Geldi çarptı döndü
DEĞİLİZ İNSAN ARTIĞI
Lokmamızda sülük, Başımızda leş kargası… Yaşar yaşamaz olduk, Gül ararken yakamıza, Bedenimizi çalıda bulduk… İnsan doğduk anamızdan, Sayıldık İnsan artığı… Acımasız bu
ÇUKUROVA
Mevsimlik işçi çocuktur masalcı, Gâvur dağlarının ötesi koca şehir, Bereket anadır iki güzel nehir… Büyük binalar bulvarlar bin bir ışık, Sırılsıklam el ele
CÖMERT ELİM
Ahmak cömert elim, Acem kınası çal, Gül eğlen sevin… Parası uçtu gitti yele, Mideye on üç yıl, Oruç tutturan evin… Ahmak cömert
CEYLAN’A AĞIT
Ağaç dallarında asılı, Lime lime etim, Al eteğine anne… Bir tabak makarna, Yağı barut sosu kan, Bal peteğine anne… Havanda dövdü
BUZHANEDE GÖNLÜM
İçimi ısıtmıyor, Artık mısralar, Buzhanede gönlüm, Sevgisizlikten, Sensizlikten, Titriyor bu sıralar… Tadı yok şiirlerin, Adı yok şairlerin, İman toz duman, Sevgi öksüz,
BURASI EFKÂR HANEDİR
Burası efkâr hanedir, Dertler gemlenir tezgâhta, Umut demlenir dergâhta… Gözlerimde mazi tatlı eda Yüreğimde tutuşur sevda, Dost düşman cahil hançeri, Gönül isyanda dinlemez
BU NASIL DÜNYA
Bu nasıl Dünya gülüm, Doğduğum andan beri, Gördüğüm duyduğum zulüm… Coğrafyam barut fıçısı, Ortalık kan revan… Bu nasıl Dünya gülüm, Orta
BU CANLAR BİZİM
“Öğrencilerime Sevgilerimle” Sürücü amca! Sürücü abla! Bu ne acele bu ne hız! Göstergede yüz elli iki yüz… Aracın uçak sen pilot
BİR GÜZEL SEVDA
Kızıl saçlım, Toprak yüzlüm, Şu delikanlı gönlüm, Adanmış, Güzel bir sevdaya… Rengârenk, Binlerce çiçek, Çeker seher yelinde, Nazlı yüreklerine, Sevdamı yudum yudum…
BAŞTAN KALDIR BAŞINI
Darılınca cebe para, Kıran girer bitenlere… Tüp biter, Yağ biter, Can çekişir tuz, Çay şeker gözde tüter… Karılınca günle kara, Çalınmaz kapı
BANA SOR
Bana sor güzelim, Ayrılığı bana sor… Doğduğum topraklar, Benliğimin nakışçısı, Sevdası dağ, Sevgisi bağ, Hasreti gönlümde kor… Kâhta’yı bana sor, Umudum, Sevdam,
BAKKAL AMCA
Bağdaş kurmuş hüzün, Mevsim hazan, İçi boşalmış sözün, Nemrut tepesi efkâr… Sevgi saygı firarda, Dostun gözü çıkarda… Aç bir büyük rakı! Aç