Ey gönül! Cahil ile etme muhabbet… Sözün bilmez, Üzer seni… Ey gönül! Aç gözlü ile yapma ticaret… Doymak bilmez, Üzer seni…
Hüzün Var İçimde
ÜŞÜYORUM
Mevsim kış, Dağlara kar düşmüş… Yoksullar titremekte soğukta, El ayak burun buz kesmiş… Üstümüzde yorgan battaniye, Sarılmışız donmayalım diye… Ekran
TENCERE KAPAK
Tencere alçağı, Buldu kapağı, Haram kaynar, Taşırır tabağı… Masada huri, Azgındır Nuri, Tencere kapak, Birbirine jüri… Kâsede viski, Hızları jet ski,
TEK BİLEK
Acıların kileri bu yürek, Kardeş acısı başta… Evlat acısı zor, Anne baba acısı hele… Çevremde aç insanlar, Ülkemde insanların acısı… Dünyalı kardeşlerim,
ŞIKIDIM
Doğmuş şıkıdım, Şıkıdım büyümüş, Oynarlar iki gözüm, Şıkıdım şıkıdım… Alev alev yansa, Konuk olduğu gezegen, Oynarlar iki gözüm, Şıkıdım şıkıdım…
ŞER GENEL MERKEZİ
Dedikodu uzmanı, Fitneliğin yazmanı, Boş meydanda kuduz, Saldırgan uyuz, Diplomalı dalkavuk, Kalkınca zorun şamarı, Beşiğe döner kuyruk… Şer genel Merkezi, Hem yalancı!
ÖZLEDİM
Özledim, Çıkardan arınmış, Anamızın ak sütünden ak, Dostlukları özledim… Özledim, Bilinçle yoğrulmuş, İşkencede doğrulmuş, Yiğitlikleri özledim… Özledim, Ölüme gülerken bile, Yoldaş
ŞAMAR
Bugün Cuma, Mersin’de Akdeniz sahilinde, Uzandım sıcacık kuma… Sol ayağım masmavi sularda. Ey! Sağ ayağım! Of aman! Uzatamıyorum seni… Ne geziyor sahilde, Kumun
SÜLÜK
Açlığı bilir misin? Bilir misin açlığı sülük? Bir tek ekmeğe muhtaçlığı… Otuz gün oruç çocuk oyuncağı, Üç yüz altmış beş gün altı
SOKAK ÇOCUĞUYUZ HANIM ABLA
Sokak çocuğuyuz hanım abla… Sokaklardır evimiz, Yanıktır kavruktur tenimiz, Kimi acımayla bakar gözlerimize, Kimi kin öfke kusar, Korkuyla kaçar kimisi bizden… Güler yüze
KASIRGA
Çarpıyor hüzün dalgaları, Yüreğimin sahiline, Oturmuş gözlerime, Kanlar içinde, Binlerce kefensiz ölü… Çarpıyor güzün mangaları, Silahlardan çil çil altınları, Vatanı yok sermayenin,
İSRAFA NE GEREK VAR
“Şirin Bakırcıoğlu’na” “Sevebileceğin kadar, İnsan al, Hayatına, İsrafa ne gerek var…” Gönül değil ki radar, Her sırıtan, Kurulsun tahtına, Sarrafa
AYRILIK AŞKA HANÇER
Gözleri mercan gülüm, Bir uğursuz kara kedi, Geçti aramızdan… Zevkli nimetler dizdi, Süslü sofrasına, Bizim yaramızdan… Yanaktan süzülen yaşlar, Kristal kâsesinde badedir,
AŞK SOFRASI
Al yüreğini, Koy aşk sofrasına… Sevgi doldur dağ çeşmesinden, Okyanustan büyük saygı, Bitmez yollarla yarışan hoşgörü, Diz yüreğinin etrafına… Al yüreğini, Koy
SAHİL GÜLLERİ
Kıskanıyorum sizi gençler, Dostluğunuzu kıskanıyorum, İliniz ayrı, Kültürünüz ayrı, Diliniz ayrı, Yüreğiniz bir, Umudunuz bir, Tek yumruk gibisiniz… Arjen Helin Menal, Tolga