Muhtar Sait rüşvet vermediği için dükkân yakıldı…
Aradan aylar geçtikten sonra bakkallığa devam etme kararı verdi…
Yapacak başka işi yoktu… Yaşı da iyice ilerlemişti… Gurbet ellerine gidip yevmiye ile işe gidemezdi… Gitmek istese de yaşlı olduğu için kimse iş vermezdi…
Dükkânın isten simsiyah olan duvarlarını kireçle badana yaptı… Kireci birkaç defa vurarak bembeyaz hale getirdi…
Yeniden raf yaptırdı…
İçini tertemiz yıkadı.
Muhtar Sait’in Diyarbakır’daki toptancılar arasında dostları vardı. Seviliyordu… Borcuna sadık bir esnaftı…
Diyarbakır’a gitti… Dostlarından veresiye ufak tefek bir şeyler getirdi.
Mutluydu. Kürsü atıp oturacağı, eşine dostuna çay ısmarlayacağı mekânına kavuşmuştu…
Her gün sabah erkenden işyerini açtı. Akşama kadar bekledi. Hava kararmadan kapatıp Yeşilburç mahallesindeki evine gitti.
22 EKİM 1993 vahşeti, bütün Liceliler gibi onu da mağdur etti.
O Cuma günü ve gecesi evi yakıldı… Yeniden kurduğu ve ekmek teknem dediği işyeri yakıldı.
Muhtar Sait, evsiz ve dükkânsız uzun bir süre ortada kaldı.
Yangından kurtulmuş bir baraka buldu. Ona yerleşti. Yatak, yorgan, bir iki tencere, kaşık buldu. Yeniden evi oldu.
Aradan yine aylar geçti. Eşin dostun, akrabaların yardımıyla yeniden bakkallığa devam kararı verdi…
Dükkânını yine badana yaptı… Borçlanarak üç beş parça mal koydu. Ekmeğini çıkarmaya çalıştı.
Aradan üç yıl geçti.
Liceliler zorla korucu yapıldı.
Muhtarlar, ilk silah almaya mecbur edilenler oldu.
Bu ilk silah verilenlerden biri de Muhtar Sait’ti.
İki defa dükkânı yakılan, bir defa evi yakılan Muhtar Sait zorla gönüllü korucu yapıldı…
Muhtar Sait kendini ve Licelileri kimlerden koruyacaktı.
İki defa dükkânını yak…
Evini yak…
Eline silah ver.
Gel benim önümden koş…
Mermi gelirse önce sen hedef ol…
Muhtar Sait benim için öl…
Aziz Nesin binlerce hikâye yazdı.
Bunun gibi bir kara mizah hikâyesine rastlamadım.
Bin yıl daha yaşasaydı, Lice’de oynanan bu ve benzeri hikâyeleri beyninde yaratamazdı.
Ey insanlar. Güzel insanlar. Namuslu, dürüst insanlar. Benim aklım bu işe ermedi. Ben bu işi çözemiyorum. Yaşadım. Gördüm. Gözlerim, kulaklarım duyduklarıma isyan etti… Ediyor…
Filler rahat durun. Tepinmeyin… Güzelim çimleri ezdiniz…
Sırtımızda tepinmeyin… Sağlam kemiğimiz kalmadı…
Muhtar Sait ve Muhtar Sait gibilerinin yakasından düşün…