Prangalı bir çığlığım cihanda, İçin için ben yanarım dumansız… Sana tutsak tüm varlığım bu handa, Sevdan ile soldum gülüm zamansız… Yanık bağrım
Yazar: Mahmut CANTEKİN
HASRET ÇANI
“Kâhta’m Sen, Ah! Sevdamı Bilsen” Seher yeli haber al gel sıladan, Geldi çöktü sol yanıma hasreti… Gönül inler hasret denen beladan,
GÜNAYDIN YÂR
Zeytin gözlüm sana döndüm gurbetten, Aç kapını aç gözünü günaydın… Garip gönlüm gıda alsın sohbetten, Çok özledim bal sözünü günaydın… Kalp kelebek
GÜLSÜN GÖZ BEBEĞİN
Aç güzelim aç gönlünün köşkünü, Bahar görsün çiçek koksun havası… Benim gönlüm o gözlerin düşkünü, Her dem gülsün göz bebeği yuvası… Aç
GÜLİZAR’IN MEKTUBU
Ben Gülizar muhtarın has gelini, Bıktım gayrı ben bu köyde duramam… Kurban olam uzat bize elini, Tezek için onu bunu karamam…
GÜLÇİÇEK
Bir kuş oldun uçtun gittin Gülçiçek, Güneşsiz gün aysız gece sensizlik… Bir düş oldun çabuk bittin Gülçiçek, Hüzün dolu bir bilmece sensizlik…
SEV ÖZÜ SÖZÜ GÜZELİ
Yâren olmaz Dünya malı aşığı, Kara günde gelmez bile yanına… Düşler her an yağlı lokma kaşığı, Satar seni fiyat biçer kanına… Aç
SENSİZ UYURGEZERİM
Sokak evim gece benim kürkümdür, Zaman şimdi sensizliğin karası… Parke taşı sesin yürek yükümdür, Hasret azdı oldu gönül yarası… Ağaç bulmuş kedi
SENİ SORDUM YÂR
Esen yelden seni sordum dün gece, Nakış nakış sevda dokur olmuşsun… Sevdam çınar demişsin yâr bilgece, Alkış alkış aşka okur bulmuşsun…
SEN BAHARIMSIN
Nazlı yârim geldin diye sen bana, Şafak güldü güneş yere serildi… El avuçta durduk diye yan yana, Toprak güldü renk renk çiçek derildi…
SELAM OLSUN
Selam olsun çile dolu maziye, Deldi geçti ömür yarım asırı… Takvim öldü bulut yaptı taziye, Serdi yere dünden kalan hasırı… Selam olsun
ŞEYH TÖVBE ETTİ
MAZİYE YOLCULUKLAR – 136 ŞEYH TÖVBE ETTİ Memur, emekli, esnaf, işçi aynı köyün insanları, bir taziye için Kâhta’ya bağlı köylerinde bir
SELAM YİĞİTLERİNE
İtine otuna şeytana rağmen, Doğduğum topraksın benim canımsın… Dünyalara değer senin tek düğmen, Soluduğum hava canda kanımsın… Yalnız Allah için secde edene,
SELAM SANA KAHTAM
Selam! Sevdamın seli, Gönlümün yeli, Aşkımın dili, Ömrümün solmaz gülü, Selam sana Kâhta’m… Selam! Tarihin güneşi, Ciğerimin başı, Gözlerimin kanlı yaşı, Hasretimin
SELAM DAĞLARA
Selam olsun koca yüce dağlara, Sizi aştı bende dertler kederler… Hazan düştü canım gülüm bağlara, Hicran sardı beni benden ederler… Boran esti