Burası, Lice Diyarbakır arası. Alınmaz verilmez bu yolda, Çay yemek ihtiyaç molası… Adım başı, Üstü astı, Yol kesti, Kimliğe uygular gebelik testi, Aranır
Yazar: Mahmut CANTEKİN
LİCE’DE KATRAN YÜREKLİ
Alev alev yandı Lice ilçesi, Muradın oldu mu katran yürekli? Alevden gündüze döndü gecesi, Muradın oldu mu katran yürekli? Ne Yeşilburç kaldı
LİCE’DE ÇIPLAKTIR GÜNAH
Yaralı Lice, Baş kesen birçok cüce, Karartılmış güneş, Kan kusuyor gece… Prangalı sabah, Çıplaktır günah, Benzinle besleniyor ateş, Serseridir silah… Tam
LİCE YÜKÜM KUŞKU
Yol göründü öğretmene, Gidiyorum yüküm kuşku… Can öğüten değirmene, Gidiyorum yüküm kuşku… Bir bilmece bana Lice, Vahşet dolu gündüz gece, Cellât olmuş nice
LİCE YOL GÖZÜKSÜN
Top sesleri gümbür gümbür, Böyle geçti beş yıl ömür, Her yan batak her yan çamur, Ak ak oldu saçım Lice… Ne gündüzün
LİCE YİNE GECE
LİCE YİNE GECE Hareket yok havada suda, Her şey pusuda… Bütün koyuluğuyla karanlık, Germiş kanatlarını kalleşçe… An olaylara gebe, Can dertlere ebe,
LİCE YAŞANMADAN ANLAŞILMAZ
Gülüm! Bir tanem! Anlat diyorsun bana, Uzun uzun anlat orayı… Anlatsam da sana, Yaşamadan anlayamazsın burayı… Gülüm! Bir tanem! Ne şehirliyim
KANA BULANDI YURDUM
Şiir bahçende hep kar boran, Acı gözyaşı figan, Bırak bunları artık sen, Nedir bu isyan, Gül eğlen neşelen, Şenlensin senin de dünyan,
KAFASIZ KAFATASÇI
Hey kafatasçı, Hitler’in torunu, Kırmışsın zinciri, Sergiliyorsun içindeki kiri… Dedenden mi geldi ferman, Almanya yine duman duman… Hey kafatasçı, Kara donlu teres,
İYİ ÇOCUKLARDIK
İyi çocuklardık biz… Öğretmen okulu yıllarım, Tan vaktine akardı can, Okur yazar çizerdik, Güneşle kol kola gezerdik… Edebiyat pınarından edep, Bilim kuşanmış sevda,
HÜZÜNLÜ MANZARA
Devlet malı deniz, Nice domuz ağ olta… Kimsesizin beli kırık, Ezilmiş kalmış altta… Çocuk bir fidan, Acımasız birçok balta… Kadın
HÜZÜNDE LİMAN
Kör keserdir cehalet, Nişangâhta umut, Kemirgen zaman, Kıvranıyor can, Hüzünde liman… Baskısız eserdir hasret, Prangalı şafak, Güneş yolcusudur düş… Adım başı fak,
HOCA BUL KOCA
Yaş otuz, Boy bir otuz, Huy bin otuz… Ay Temmuz, Yay omuz, Ray rumuz… Gönül kelek, Beyin telek, Ar elek…
HESAP
Neden deli deli yağar, Bu yağmur neden? Ateş almış yürek, Islanmış beden… Şu ömrümü bana, Hep zehir eden, Verir hesabını, Verirler canım…
VAHŞETTİR ON İKİ EYLÜL
Kin ile örülmüş taştan duvarlar, Vahşetin markası on iki Eylül… Tıkaç kirli çorap çıkmaz havarlar, Kanlıdır parkası yiğitler melül… Kollarda derin iz