Sen gideli ayaz gönül durağı, Hasret vurdu beden dondu büzüldü… Dal kırıldı gazel oldu yaprağı, Gam bağıma kuşlar kondu üzüldü… Çorak gönül
Yazar: Mahmut CANTEKİN
FETTAN
Bakma öyle aklım aldın başımdan, Kalbim sanki kelebeğin kanadı… Bir işmar mı aldın gözüm kaşımdan, Nedir güzel yüreğinin feryadı? Tel olamam senin
EY HAYAT
Ey hayat! Gün çile gün gerilmiş yay… Bir anne taşıdı bizi de, Karnında dokuz ay… Yok mu emeğe saygın? Küsürünü haydi yok say…
ELVEDA MİHRİBAN
Çok sevmiştim inan seni Mihriban, Sığındığım huzur dolu limandın… Hüzün düştü yaktı beni Mihriban, Övündüğüm sevgi dolu ummandın… Sen şiirdin mısra mısra
PARĞACEKLİ MEHMET
“ Bütün güzel insanlara saygılarımla” Parğacekli Mehmet vardı, Ayağında Kâhta şalvarı, Başına kasket takardı… Orta boylu ince esmerdi, Fırat gibi coşkulu,
MAZİYE YOLCULUKLAR – 33 – BEN İNSANLIK İSTİYORUM
MAZİYE YOLCULUKLAR -33 BEN İNSANLIK İSTİYORUM 1960’lı yıllar. Taşrada iller, ilçeler bol hormonlu meyveler ve sebzeler gibi daha büyümemişler… Onlarca yıldır insanlar bir arada
MAZİYE YOLCULUKLAR – 32- ARACI KABUL EDİLMEZ
MAZİYE YOLCULUKLAR -32 ARACI KABUL EDİLMEZ Bundan tam 32 yıl önceydi. Düşünce suçlusu olarak zindanı eskitmiştim… Zindan bedenimi çürütmüştü… Zindan günleri bilgi, tecrübe ve
MAZİYE YOLCULUKLAR – 31 – EYLÜL HÜZÜNDÜR
MAZİYE YOLCULUKLAR -31 EYLÜL HÜZÜNDÜR Yıl 1969’du. Mevsim Sonbahar, aylardan Eylüldü. 17 yaşında bir genç, kendinden dört yaş büyük ağabeyini kaybetmişti. Ağlamamaya, acısını kimseye
MAZİYE YOLCULUKLAR – 30 – BİZİM SOKAKTA SABAH
MAZİYE YOLCULUKLAR–30 BİZİM SOKAKTA SABAH Sabahın ilk saatleri… Bulutlar örtmüş gökyüzünü… Gözlerini ovuşturarak öğrenciler geçiyor sokaktan. Taranmış saçlarının ıslaklığı geçmemiş iki kız öğrenci, tatlı
OL SEVDAMIN KAPTANI
Al gönlüne yar gönlümü içeri, Güller açsın sevdamızın dalında… Sal dertlere biçsin aşkın biçeri, Diller saçsın mutluluğu falında… Ak döşünde nefes alıp
NERDESİN YÂR
Senden başka bayramım mı var benim? Gelmedin sen özüm ister özün yâr… Şaştım aşka gülmez yüzüm har tenim, Nerdesin yâr dağ taş duydu sözün
NAR TANEM
Habersiz çekip gidişin, Hançer tadında nar tanem! Merhem olmuyor resmine bakmak… Bir yılan gibi, Dolanıyor sancın bedenimde… Gel sevdiğim! Gel öp sevdayı narçiçeğim,
MUTLU KALPLER
Çok yakışmış ak gelinlik bedene, Kardeş gelsin al kuşağı bağlasın… Alkışlarla eşlik edin gidene, Anne ahbap sevincinden ağlasın… Vur çalgıcı vur
MİRASYEDİ DESTANI
Gelin diye aldın ömür selini Getirdiğin yere götür geri ver… El atmaz bir işe eğmez belini, Getirdiğin yere götür geri ver… Kanaldan
KUYU
“Üç Aylık Alın Terime” Bu vefasız bir kör kuyu, Toprak doldu tam beş duyu, Su çıkmadan gel de uyu, Ben kazarım