Dumanı beni boğar, Külü başıma yağar, Ben ağlarım Memo Can, Dağlar yasımı bağlar… Patlatır sesler, Kulağımın zarını… Ben çağlarım Memo Can, Sen
Yazar: Mahmut CANTEKİN
MEHMET’İN HANİ
MEHMET’İN HANİ Dört mevsim kış oldu baharın hani? Yoğur acıları göm yüreğine… Umudun düş oldu seherin hani? Yoğur acıları göm yüreğine… Uzağı görürdün gözlerin
MEHMET’İM
MEHMET’İM Bahar sensiz bahar değil, Yaz, yaz değil gülüm solgun… Diyar sensiz diyar değil, Saz, saz değil telim yorgun… Güneş sensiz güneş değil, Güz,
MEHMET
MEHMET Tez ulaştı kara haber, Yandım anam ben ciğerden… Al boynumu dara gönder, Vurulmuşum ben ciğerden… Can Mehmet’im yiğit kardeş, Yüreğime düştü ateş,
HEY DEDE
Hey dede! Parkta, Güpegündüz bu ne hal? Ne oluyor moruk, Neden sallanıyor kuyruk? Hele bak! Heyecan dorukta, Kalp tekliyor morukta… Ter basmış
HERKES OLMUŞ FİLOZOF
Of! Anam of! Herkes olmuş filozof! Her konu uzmanlık alanı, Uydurur bin bir yalanı… Of! Anam of! Herkes olmuş filozof! Beyni incir
HASTAHANE
Gel al beni gülüm, Al götür beni… Hastane koridorlarından, Bu koğuştan kurtar beni… Dört bir yanda ağıt feryat figan, Yükseliyor gökyüzüne durmadan…
HARÇ HARAÇ
İşim düştü belediyeye, Dönmüşlerdi aç kediye… Ben dayısız ciğer, Bir aşağı bir yukarı, Kaşe imza mühür, Harç kestiler üçer beşer… Gönderdiler vezneye,
HANİ SEVDİKLERİM
Sıkışıp durma yüreğim, Nedir bu halin, Mengenede misin? Her şey yalın, Yalnızsın işte sen, Kendi keyfinde her dalın? Özlem kavurur seni, Firari
EMİN CANTEKİN
Emin’de Emin’i gördüm her zaman, Ona ölüm düştü bana da ferman, Acı haberini zindanda aldım, Dayım arkadaşım çaldığın keman…
KÂHTALI MIÇE
MAZİYE YOLCULUKLAR – 120 KÂHTALI MIÇE Mustafa Aslan kimdir diye sorarsak, kendisini tanıyacak insanların sayısı çok azdır… Kâhtalı Mıçe diye sorarsak, milyonlarca insan kendisini
XELLO DAYI
Aç gözünü Dayı Ay’a yolcu var,İl ilçeye köyden yaya yolcu var,Yoksulluğa kader diyen utanmaz,Haram malda bozuk maya yolcu var…
ADIYAMANLI KEMANCI
Kemanın sesiyle kavurdun beni, Ağustos ayında doruk karıyım… Doğduğum toprağa savurdun beni, Dertlerin limanı çile garıyım… Zurnacı ateşe körüğü tutmuş, Gurbetin midesi
FUKARA
Ey Dünya!Günaydın! Dedi bebek ilk çığlıkta, Leğenin içinde kuşlukta… Can evlat! Günaydın! Dedi baba ilk mutlulukta, Kapının önündeki boşlukta… Benim canım!
DÜŞLERİMİ GERİ VER
Hani benim mavi mavi düşlerim, Düşlerimi yeni baştan deri ver… Pembe pembe umut yüklü kuşlarım, Kuşlarıma sevda ipi geri ver… Çocuk çocuk