Hasretimi bandım sabır suyuna, Çelikleşti gözler yârin yolunu… Sevdam düştü kader hüzün kuyuna, Bu bedenin hele gel gör solunu… Bin halattan güçlü
Yazar: Mahmut CANTEKİN
HER CEZAYA BEN RAZIYIM
Tutsak etti sevdan güzel, Her cezaya ben razıyım… Soldu rengim oldum gazel, Aşk yolunda bir gaziyim… Ver kararı kır kalemi, Her
HEMŞİRELER MELEKTİR
Derdim attı revire, Kalçam döndü kevgire, Yavaş batır iğneyi, Kimsem yok ki çevire, Kalmasa da takatin, Öyle asma suratın, Tatlı sözün ilaçtır,
EL VURMA YARAMA
Vurma güzel yaram derin el vurma, Sevdan beni attı gurbet ellere… Sorma güzel benden çare yol sorma, Nazlı teni saldın deli yellere…
EFKÂR ARTAR BAYRAMDA
Her bayramda artar gönül efkârın, El öpecek annen baban kaldı mı? Yar yolunu gözlemektir tek kârın, “Geleceğim” diye haber saldı mı?
DÜZENBAZ
Koca Dünya sanki onun eseri, Burnu dönmüş aya giden rokete… Bir tek çivi çakmamış ki keseri, Ağzı büyük eller dönmüş rakete… Villası
DÜŞTÜ AŞKIN RAKIMI
Gün doğmuyor bir bilmece her gece, Dön gel gayrı göster gülüm yüzünü… Aşk boğmuyor ince ince işkence, Ver baharım gel al zulüm güzünü…
DÜŞ GİBİ
Düşte gördüm yâr düşmüştü yoluma, Koşuyordu uçuyordu kuş gibi… Kışta bile bahar oldu soluma, Sevda yazdı iki gözü tuş gibi… Mavi gökte
GÜZEL DOSTLAR
Mehmet Şahin güzel yürek abisin, Bedriye can anne teyze bibisin, İhanetin kol gezdiği zamanda, Öğretmenim derde ilaç gibisin…
ÇİLE BİZİM
Hülya Bacı derdi almış kaleme, Mıçı kardeş sen duyurdun âleme, Çare yok mu gözyaşına eleme? Çile bizim hüzün bizim dert bizim…
KÂHTALI MIÇI’YE
Neler çektik mıçı nice dert savdık, Zalim akbabaydı biz garip avdık, Onlar kana âşık biz cana tavdık, İşkencede dağdık zindanda bağdık…
KURBAN
Alın denen bu çilekeş tahtaya, Kurbanlık koç yazan kalem utansın… Hasret koydu kara sevdam Kâhta’ya, Kurbanlık koç yazan kalem utansın… Hazan oldu
KIR KAFANDAKİ KARAKOLU
Kafandaki karakolu, Kır ne olur! Kır ne olur! Kibirli ben zaten ölü, Gör ne olur! Gör ne olur! Korku tutsak eder zulme,
KELİMELERLE ANLATMAK ZOR SENİ
“HAMİT EVCİ’YE SAYGILARIMLA O bir halk bilgesiydi, O sağduyunun sesiydi, O güzelliğin nefesiydi… O bir rehberdi, O bir önderdi, O hep
KAT KAT MASKELER
Ey insan! Ey en acayip yaratık! Ey en anlaşılmaz mahlûkat! Yüzünde onlarca maske, Düşüyor yere, İnince fiske… Ey insan! Kördüğüm erliğin dişiliğin,