Kayıp kimliğin diliydin sen, İlham kaynağıydın sevdanın, Parlak yıldızıydın umudun… Dantel gibi ördün sevgiyi, Diyarbakır’dan dört bir yana, Kök saldın toprağa çınar gibi,
Yazar: Mahmut CANTEKİN
DÖN ARTIK CAN
“Veysel Görnü’ye Sevgilerimle” Gönlüm senin aşk defterin günlüğün, Sevdayı da çileyi de sen yazdın… Tatlı ömrüm bağladığın önlüğün, Seher yelim sen
EDEP ÖĞREN GEL
Edebiyat bilgi görgü bahçesi, Adam gibi edebini takın gel… Sevgi olsun gönlün dili lehçesi, Satır mısra usulüne yakın gel… Terbiye et önce
DURAK
Demirtaş’ın son durağı, Olmuş garip can yatağı… Hani nerde dert ortağı? Sele döndü gözyaşımız… Hepimiz de gurbet kuşu, Çıktık her gün bu
DÖNER DEVRAN
At göbeği gül riyakâr, Bu devran da senden yana… İşin yalan kıblen çıkar, Bu devran da senden yana… Çek tespihi tak külahı,
DÖNDÜM KÜLE
Geldi girdi yâr kanıma, Yana yana döndüm küle… Gitti gelmez hiç yanıma, Yana yana döndüm küle… Boyu selvi beli ince, Güneş doğar
DÖN KÖYÜNE YİĞİDİM
Sevdiğimdin sen umuttun, Gittin kente yâr mı tuttun? Neler oldu can unuttun, Dön köyüne dön yiğidim… Yaylamızda açtı çiçek, Meler kuzu öter
MAZİYE YOLCULUKLAR – 25 – GELİRSİNİZ… GELİRSİNİZ…
MAZİYE YOLCULUKLAR–25 GELİRSİNİZ… GELİRSİNİZ… Mehmet batı illerinin birinde doğup, büyümüştü… İlkokulu kendi köyünde, ortaokul ve liseyi bağlı oldukları ilçede
MAZİYE YOLCULUKLAR – 24 – YA ODUNUM
Vakit gece yarısıdır… Kâhta sağlık ocağının telefonu çalar. Bir görevli telefonun avizesini kaldırır: — Alo! Burası sağlık ocağı, der. Karşıdan gayet yumuşak bir sesle
MAZİYE YOLCULUKLAR – 23 – ADAM GİBİ ADAM
“Hacı Üzeyir Efendiye Saygılarımla” Adam gibi bir adam! Adı Hacı Üzeyir Efendi… Adam gibi adamın sol memesinin altında mangal gibi bir yürek…
MAZİYE YOLCULUKLAR – 22 – ÖKSÜZ ÇOCUK
Esmer, çelimsiz bir çocuktu. Üstünde rengi solmuş kırmızı bir kazak, arkası ve dizleri yamalı siyah bir pantolon vardı. Kara lastik ayakkabılar, çorapsız
SAHİLDE HAYAT
Tahta beşiktir masmavi deniz, Ağız dolusu gülüyor Güneş, Kızgın saca dönmüş kumlar, Kanadıdır şiir martı kuşun, Yel okuyor benden önce, Ahmet Arif’ten
AŞK TÜCCARI
Uçtu umut yine kalpten avuçtan, Aşk bağrına çatal hançer batar mı? Gül kokusu beklemişsin havuçtan, Meşk çağrına sevse tuzak atar mı? Sahne
DELİ YÜREK
Hey deli yürek! İnsanlar korkak ürkek, Çıkar dönmüş tapınağa, Neme lazımcılık her tarafta, El pençe dalkavuklar safta… Hey deli yürek! Hazana döndü
ÇÜRÜR ÖMÜR
Yıllar ömrü kırpa kırpa Yaş geldi dayandı kırka… Dervişler misali salkım saçak, Sırtımda bir hırka, Dolaştım ülkemi köşe bucak… Bu ömür ne