ÖZGÜRLÜĞÜN TADI BAŞKADIR Özgür insan olmanın tadı bir başkadır… Ekmek parası mücadelesi içinde olduğumuz için çoğumuz özgürlüğün ne olduğunu düşünecek fırsatı bulamayız… İllerde, ilçelerde
Yazar: Mahmut CANTEKİN
CANIM BABAMA MEKTUP
CANIM BABAMA MEKTUP Sevgili babacığım merhaba, Seni seviyorum baba… Seni özlüyorum baba… Seni arıyorum baba… Başımı koyup huzur bulduğum omuzu arıyorum… İçimdeki sıkıntıyı, derdi
AĞLAMAK
AĞLAMAK Ağlamak, içinde biriken ve magmaya dönüşen öfkenin lav gibi göz pınarlarından boşanmasıdır… Ağlamak, uğradığın haksızlığı elin kolun bağlıyken isyanını gözyaşlarınla birazcık hafifletmektir… Ağlamak,
CAN BEBEK
CAN BEBEK “Sevgili Torunum Kayra Hakan Yıldız’a” Can bebek uyu…Güzel, tatlı bebek büyü… Sevginin en içten gösterildiği yaştasın… Çıkarsız kucaklanırsın… İçtenlikle öpülürsün… Candan sevilirsin…
MAZİYE YOLCULUKLAR – 185 / SERÇE
MAZİYE YOLCULUKLAR – 185 SERÇE Merhaba minik, güzel, özgür serçe…Özgürlüğüme kelepçe vurulduğunun on birinci günü… Ramazan orucu açlığının kafasına vurduğu işgüzar memurlar yüzünden tutukluyum…Hala
MAZİYE YOLCULUKLAR – 184 / ÖZGÜRLÜĞÜN TADI BAŞKADIR
MAZİYE YOLCULUKLAR – 184 ÖZGÜRLÜĞÜN TADI BAŞKADIR Özgür insan olmanın tadı bir başkadır… Ekmek parası mücadelesi içinde olduğumuz için çoğumuz özgürlüğün ne olduğunu düşünecek
MAZİYE YOLCULUKLAR – 183 / CANIM BABAMA MEKTUP
MAZİYE YOLCULUKLAR – 183 CANIM BABAMA MEKTUP Sevgili babacığım merhaba, Seni seviyorum baba… Seni özlüyorum baba… Seni arıyorum baba… Başımı koyup huzur bulduğum
MAZİYE YOLCULUKLAR – 182 / AĞLAMAK
MAZİYE YOLCULUKLAR – 182 AĞLAMAK Ağlamak, içinde biriken ve magmaya dönüşen öfkenin lav gibi göz pınarlarından boşanmasıdır… Ağlamak, uğradığın haksızlığı elin kolun bağlıyken isyanını
MAZİYE YOLCULUKLAR – 181 / CAN BEBEK
MAZİYE YOLCULUKLAR – 181 CAN BEBEK “Sevgili Torunum Kayra Hakan Yıldız’a” Can bebek uyu…Güzel, tatlı bebek büyü… Sevginin en içten gösterildiği yaştasın… Çıkarsız kucaklanırsın…
ÖZGÜRÜM
ÖZGÜRÜM 3 Eylül,Açıldı demir kapı,Geride kaldı,Yüksek duvarlı yapı… Kırk dört gün,Kırk dört yıl oldu bana,Günlüm hala üzgün,Yatmak zordur suçsuz insana… Demir parmaklıklar,Dilimlemiyor gökyüzünü,Mahpushane havası
EŞİMİN GÖZYAŞLARI
EŞİMİN GÖZYAŞLARI Gel dedin de ben gelmedim pişmanım,Dinlemedim çok haklıymış ısrarın…Bundan böyle inadımdır düşmanım,Kurbanısın beş liralık esrarın… Dört duvarda sen dertleri binlersin,Biliyorum inim inim
YAT İKİ BÜKLÜM
YAT İKİ BÜKLÜM İki sıra yan yana,Dizildi yere yataklar…Uykuda kollar bacaklar,Sağdakini soldakini pataklar… Koğuş tıklım tıklım,Doldurdu tekler ortaklar,Düşürüldün yat iki büklüm,Kurtuluşa başlasın ataklar… Gelen
SESİM OL EVLAT
SESİM OL EVLAT Uzat iki elini birden,Al sıcacık avuçlarına,Üşümüş masum yüreğim,Isıt açılsın dili gözü… Yorgun yaralı can,Duysun yeniden heyecan,Yetiş imdadıma evlat,Gel bağla beni yaşama…
HAŞHAŞ BEY
HAŞHAŞ BEY Bu kuş ölü yaştır gözüm Haşhaş Bey,Ölmüş canın kalbi nabzı atar mı?Damar kansız gerçek sözüm Haşhaş Bey,Pamuk olmuş kara dara batar mı?
SEVİYESİZLİĞİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI
SEVİYESİZLİĞİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI Seviyesizliğin dayanılmaz ağırlığı,Beyin hücrelerimde ağır yük,Tıpkısının aynısını üretmiş fabrikalar,Aynı kumaş sanki büyük küçük,Kemiksiz dilin aşınmış edebi,Kurnazlıkta sınıfta kalır tilki bilin,Ters giydiriyor