DÜNYA UYGARLIKLARI – NEMRUT


DÜNYA UYGARLIKLARI
 – NEMRUT

 

Naciye Keles

 

 “Nemrut Dağı’nda bulunan Kommagene Krallığı dönemine ait dev heykeller, muhtemelen koruma amaçlı taşlarla örüldüğü zamanlar. Fotoğraf 1962 yılında Ozan Sağdıç tarafından çekilmiş.”

 

İlk kez 2002 ya da 2003’te gitmiştim Adıyaman Nemrut Dağına. Çok beğenmiştim, en çokta keşfediliş hikâyesi dikkatimi çekmişti.

 

Anadolu’daki birçok tarihi eser, kalıntı, antik kent vb. Almanlar tarafından bulunmuştur.

 

Kommagene Krallığına ait Adıyaman Nemrut Dağî’n da bulunan heykelleri de yine bir Alman mühendis Karl Sester tarafından keşfediliyor…

 

Nemrut dağı’nın zirvesindeki bu muhteşem eserler ilk defa 1881 yılında keşfediliyor. Hicaz demiryolu hattını yapan Alman demiryolu şirketinde demiryolu mühendisi olarak çalışan KARL SESTER, demir yolu çalışması için o bölgeye gelmiş ve bölge halkından dağın zirvesi ile ilgili ilginç şeyler duymuştur. Köylüler dağın tepesinde devasa boyutta heykeller olduğunu söyleyince, ilgisini çekmiş, çok zorda olsa köylülerle birlikte dağın tepesine çıkar ve doruk noktasında karşılaştıkları onu hem büyüler hem de hayrete düşürür…

 

Karşısında, insanlık tarihinin bilinen en yüksek noktasına inşa edilmiş dev bir Tümülüs ve boyutları yerdeki baş heykelleri ile birlikte 10 metreye yaklaşan devasa büyüklükte başsız gövdeler durmaktadır.

Gördükleri karşısında büyülenen Sester, vakit kaybetmeden Alman makamlarına iletir, buraya acele uzman bir ekip gönderilmesini talep eder. Çünkü burada gördüklerinin dünya tarihi açısından çok önemli olduğunun ve büyük bir keşfe imza attığının çoktan farkındadır.

Alman makamları Sester’ın mektubuna kayıtsız kalmaz ve hemen bir ekip gönderir…

 

Sonrası mı? Sonrasında kazı çalışmaları başlar ve yok olmaktan kurtarılır. Günümüzde UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınmıştır.

 

Bergama Antik kenti, Selçuk Meryem Ana kilisesi (Alman bir rahibenin rüyasında gördüğü söyleniyor), Diyarbakır surlarının yıkılmaktan kurtarılması, Göbekli Tepe ve daha birçok tarihi mekân Almanlar tarafından keşfedilmiş ve hem ülkemize hem de dünya mirasına kazandırılmıştır…

 

Ne diyeyim sağ olsunlar…

Yoksa bizde tarihi mekânların kıymeti yoktur, harabe deyip geçeriz…

 

Tarihi mekânlara, eserlere en büyük katkımız ise ne kadar çok zarar verdiğimizi düşünmeden ismimizin baş harflerini yazıp, kalp çizmektir… Bu kadar kıymet bileniz…

 

Güler Koçyiğit

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir