Ben yazmadım anne alın yazımı, Dalga dalga dertler vurdu limana… Yere vurmak için narin pazımı, Beyler imza attı kanlı fermana… Ben beni
Ah Güzel Yurdum
YAŞAMIN TADIDIR YÂR
Bir taş gibi atsan beni göllere, Dalga dalga sevgi olur dönerim… Yürek dibi dönse susuz çöllere, Manga manga sevda olur inerim… Candan
YAŞAMIN TADIDIR AŞK
Gece gitti gün renk kattı âleme, Mehtap tanık tüm yıldızlar sırdaşım… İçim döktüm halden bilen kaleme, Sevda dedim olmuş yolum yoldaşım… Gördüğüm
YÂRE DOĞRU
Deli gönül kanat çırpar, Uçar gider yâre doğru… Mutluluğa hep göz kırpar, Uçar gider yâre doğru… Sevda ömrün tek gerçeği, Sevdiceğim dağ
YARAMI DEŞME
Yeter artık dur be arsız,Gözüm çeşme yaram deşme… Bedenimde oldun sakız, Derdim ağır yaram deşme… Çocuklarım bekler yolum,Boynum bükük bağlı kolum,Yangın yeri harap solum,Derdim
YÂR OLAMAZSIN
Çek git sefil gelme benim kapıma, Yılandilin şu beynime balyozdur… Kireç olsan vurmam seni yapıma, Arsız halin erken öten horozdur… Sence sevda
YÂR NİMETTİR
Damarda kan kalkar şaha, Aşk olmuşsa coşkun Fırat… Kumarda can ak siyaha, Karar verir bir tek murat… Mutlu yelse başta esen, Mavi
YANIYOR İÇİM
Hele bak aynaya muşmula surat, Kafanda tilkiler yüreğin kara… Soygun bulvarında durmadan tur at, Kangrene dönüştü açtığın yara… Haram sofrasında kurmuşsun bağdaş,
YANDIK ÇAKMAKSIZ
Kılıç çekmiş cenkte eksi artılar, Sen haklısın ben haklıyım aşk haksız… Hırs kin ekmiş bak gülüyor martılar, Biz dişliyiz bir sevdamız tırnaksız…
YALNIZLIK
Kemiriyor bu yalnızlık kudurmuş, İşkencede tüm düşlerim kan revan… Semiriyor yâr sensizlik dik durmuş, Kör gecede su vermiyor şadırvan… Fırtınanın ayak sesi
YALANCI BAHAR
Bu ömrümün nikâhını efkârla, Sen kıydın yâr bir yalancı baharsın… Sen sevgiyi imha ettin inkârla, Yürekte har yitik sevda buharsın… Çizgi çektim
YALAN SEVDA
Bir yel gibi girdi cana, Sol yanıma çöktü sevda… El tabibi vurdu çana, Ciğerimi söktü sevda… Gönlüm artık bil kim emin, Balon
VİRANE KÖY
Yörük oğlu dön geri boz oyunu, Güzelim köy şimdi kalmış virane… Yaylasında yaymadın mı koyunu, Güzelim köy şimdi kalmış virane… Bak bürünmüş
VAHŞETTİR ON İKİ EYLÜL
Kin ile örülmüş taştan duvarlar, Vahşetin markası on iki Eylül… Tıkaç kirli çorap çıkmaz havarlar, Kanlıdır parkası yiğitler melül… Kollarda derin iz
USLAN CEVRİYE
Bu iştahın bela olur başına, Kaçar kuşlar konan olmaz dalına…Aldanırsın yüzüklerin taşına, Sinek bile gelmez olur balına… Hovardaca gider gençlik Cevriye,Senin kadar tur atmıyor devriye, Deri kemik kalır