Yalan Dünya koca karpuz, Can karpuzda bir çekirdek… Ağustos’ta bedenim buz, Baharım yok güneşe dek… Düşemedim al toprağa, Dönemedim dal yaprağa, Dilim
Ah Güzel Yurdum
TANRI BABA
Unutulmuş tümden ayıp, Çıkar şimdi tanrı baba… Çatlamış ar onur kayıp, Helal malda haram yaba… Aç gözlüye bitmez köşe, Gözyaşından alır neşe, Villa
SÜSLÜ TAVUS
Beyin viran öz mezatta, Süpürge çal çöpçü baba… Riya tavan söz tezatta, Gün kasırga onur heba… Doyumsuz göz aç okyanus, Görüntüsü süslü
VİCDANSIZ TAYFA
Zulüm yeli attı bizi kafese, İşkencede bedenimiz kan revan… Kara potin cenderedir nefese, Durdu akrep dönmez oldu yelkovan… İz bıraktı soğuk demir
HÜZÜN YUMAĞI YAPRAK
Alnı ak, Gönlü pak, Hüzün yumağı yaprak… Ciğerisin kırık dalın, Artığısın kırık salın, Mağdurusun salya selin, Ellerimde öksüz elin… Söktü asırlık kökünü, Dizginsiz
SUSUZ ŞELALE
Beyni körler sağırlar, Sanki aynı fabrika… Birbirini ağırlar, Çirkin bile harika… Çoğu susuz şelale, Ne gül verir ne lale, Boş alkıştır nevale,
ÖĞRETMEN SİNAN
“Yeğenime Sevgilerimle” Aç göz çağda viran bağda bir fidan, Yıktı bendi zoru yendi genç Sinan… Umut ağda kızgın yağda gün zindan, Çıktı
PAPAĞAN
Her papağan kesin keskin, Zehir kusar şer bağında… Güne doğan nefretle kin, Nehir susar sis dağında… İçgüdü şah beyin piyon, Göz kararmış
PAKTIM KARDAN
Doğduğum gün paktım kardan, Bütün dertler daha sonra… Kurtulmadım ahu zardan, Bütün dertler daha sonra… Benim dünyam şu kadardı, Onda beşik emzik
NAYLON SIRDAŞ
Ayaz yelde naylon sırdaş sır olur, Tek başına içirir dert şerbeti… Aymaz elde gülistanın kır olur, Zor aşına katık yapar gurbeti… Çürük
HAZAN ÖMÜR
Döndüm baktım gelip geçen yıllara, Bir sevdaya kurban gitmiş bu ömür… Yaşlar döktüm o geçtiğim yollara, Bir sevdaya kurban gitmiş bu ömür…
YENİ YIL
Eski yılın yükü ağır, Gel yeni yıl güldür bizi… Yürekler taş kulak sağır, Dert çoğaldı geçti dizi… Sevgi bağı yedi keser, Kin
İPSİZ KUDUZ
Sakın kusma has bahçeme salyanı, Orta malın kasığından türeme… Git yap yine o annenle dalyanı, Para zamın basığından üreme… Kaçıncı kez
ZULÜM FIRTINASI
Bu nasıl havadır bu ne fırtına, Dağıtmaya gelmiş yuvayı yurdu… Döne döne vurur hep sana bana, Meydanlara dolmuş çakalı kurdu… Al kan
KARDELEN
Çok kırılgan narin bir gül, Gülsün özü Kardelen’in… Ahu zarda ağlar bülbül, Figan sözü Kardelen’in… Sevda başta kavak yeli, Hüsran çalar gönül