Akıllımız divane, Can yuvamız virane, Küstü bize kader oy! Neydi acep bahane… Yavaş yavaş çöktü ev, Dertler oldu birer dev, Sev diyorlar
Buram Buram Özlemsin Kahta’m
GÜN GELİR
Damla damla yaş süzülür, Gurbet kokan yanağından… İnsan değil taş büzülür, Ayrı düşse toprağından… Hüzün çöker efkâr basar, Uzun olur bitmez gece…
GÜLEMEDİM ÂLEM İLE
Ucu altın kalem ile Bak yazılmış yazım benim… Gülemedim âlem ile Gün karakış soldu tenim… Cellât geldi derdi derdi, Sana bana çile
GÖZLERİMDE TÜTERSİN
Çok özledim seni güneşim Kâhta’m, Tüter gözlerimde taşın toprağın… Gönlümü ısıtan ateşim Kâhta’m, Tüter gözlerimde taşın toprağın… Kâhta çayı dönmüş baraj gölüne,
GÖNLÜMDEKİ KULIK
Yeşil şirin can Kâhta’m, Taşınla toprağınla, Karakuş Tepesi, Cendere Köprüsü, Nemrut Dağınla, Sen bir tarihsin… Yeşil şirin can Kâhta’m, Kurulduğundan beri, Yediler
FİŞLERDE KÜNYEM
İşkenceci şubede, Kazılmış fişlere künyemiz, Kırmızı fişlerde en başta… İnsafsız gök kubbede, Adımı ezbere okur olmuş, Acımasız zekisi körü… Yağmur yağsa şimşek
DUA
Gönlümün sultanı başımın tacı, Sensin şirin Kâhta’m sensin bilesin… Yaralı gönlümün sensin ilacı, Tükensin dertlerin sen hep gülesin… Toprağın görmesin hiçbir afeti,
DERTLER ÜSTÜNE
“Pirin Palas’tan Kâhta Halkına” Penceremden giren ey güzel yıldız, Gel arkadaşım ol kalmışım yalnız, Bağdaş kur hücreme zalimlere kız, Açalım defteri dertler
ÇELİŞKİLER DESTANI
Biri oynar düğün yapar, Biri açtır yoldan sapar, Biri kördür mala tapar, Ne sahnesin yalan Dünya… Biri ekmek diye ağlar, Biri altın
BEN BÖYLE KÂHTALIYIM
Bir yılbaşı gecesi, Nemrut’tan esen deli poyrazdan, Sallanırken evimizin penceresi, Koşmuş gelmiş mahallemizin ebesi, O fırtınalı gecede, Bahçesinde kuyu, Bahçesinde dut nar
BAYRAM SABAHI
Bir ağırlık çöktü garip gönlüme, Gurbette hasrete mühür bu bayram… Ağlarım yanarım kendi halime, Kadehime dolmuş zehir bu bayram… Göçmen kuşlar gibi
BEKLİYORUM HAYDİ GEL
Kapımı çalan ecel! Bekliyorum haydi gel… Ne sandın sen bu canı? İğne deliğinden bugüne, Pişti ilmin dergâhında, Geldi süzüle süzüle… Kenef ağızlı tezgâhında,
BEDEN KAFESTE
Benim şu Dünya’da çektiğim çile, Yıkılırdı çekse sağlam iskele, Tüm acılar bana oldu ihale, Gönlüm yaralı kuş beden kafeste… Dağ taş çekse
AY SADIK
Güzellikler unutulmaz yaşanır, İlmik ilmik beyinlere işlenir, Gurbet elde daha çok düşlenir… Yüreğimde beynimde, Yerin ayrı Ay Sadık, Sevdan ayrı Ay Sadık…
AYRILIK ATEŞİ
“Sen tarihin beşiğisin can Kahtam, Sen gözümün ışığısın can Kahtam…” Kâhta bağlarında kınalı keklik, Gurbet ellerinde dokurum mekik, Bağlamış saçını yâr belik