Dumanı beni boğar, Külü başıma yağar, Ben ağlarım Memo Can, Dağlar yasımı bağlar… Patlatır sesler, Kulağımın zarını… Ben çağlarım Memo Can, Sen
Buram Buram Özlemsin Kahta’m
KURBAN
Alın denen bu çilekeş tahtaya, Kurbanlık koç yazan kalem utansın… Hasret koydu kara sevdam Kâhta’ya, Kurbanlık koç yazan kalem utansın… Hazan oldu
KIR KAFANDAKİ KARAKOLU
Kafandaki karakolu, Kır ne olur! Kır ne olur! Kibirli ben zaten ölü, Gör ne olur! Gör ne olur! Korku tutsak eder zulme,
KELİMELERLE ANLATMAK ZOR SENİ
“HAMİT EVCİ’YE SAYGILARIMLA O bir halk bilgesiydi, O sağduyunun sesiydi, O güzelliğin nefesiydi… O bir rehberdi, O bir önderdi, O hep
KAT KAT MASKELER
Ey insan! Ey en acayip yaratık! Ey en anlaşılmaz mahlûkat! Yüzünde onlarca maske, Düşüyor yere, İnince fiske… Ey insan! Kördüğüm erliğin dişiliğin,
KARDELENLERİM
Sizsiz sabahında, Zifiri karanlık gecenin, Duvarlar gelir üstüme üstüme… Parmaklarını arsızca batırır, Ampuller gözlerime… Duvar saati balyozdur, Kalkar iner beynime… Döşeğim çakmaktaşlı döven,
KARA SEVDAM
Buram buram hasretin var derdin var, Gözlerimde toprağın var ferdin var, Şu gönlümde baş eğmeyen merdin var, Canım Kâhta’m kara sevdam hasretim…
KALEMİN KIRILSIN
Kara yazı yazan kalem, Seni tutan el kırılsın… Ben ağlarım güler âlem, Seni tutan el kırılsın… Sanki alnım dert defteri, O doğduğum
KAHTAM SENİ
Esen yele kanar oldum, Çıra gibi yanar oldum, Gece gündüz anar oldum, Çok özledim Kâhta’m seni… Geçti kışım yazım sende, Türküm şarkım
KÂHTA’M BENİM
Sevdam sensin özlemim ben, Kâhta’m benim Kâhta’m benim… Sana sevgim Fırat Nil Ren, Kâhta’m benim Kâhta’m benim… Paris ne ki Kâhta’m varken,
KÂHTALIYIM KÂHTALI
Sabah sabah düştüm hasret közüne, Kâhta’m geldi şu gönlümün gözüne, Selam olsun senin güzel özüne, Canım Kâhta’m gönlüm sana sevdalı… Kâhtalıyım Kâhtalı,
KÂHTALIYIM DİYOR GÖNLÜM
Afyon nere Kâhta nere, Gözyaşımla doldu dere, Dost göğsünü gere gere, Kâhtalıyım diyor gönlüm… Evim sanki bir sur dibi, Ne dayım var
ISIT BENİ
Penceremden giren güneş, Isıt beni ısıt beni… Hücrem beton yok bir ateş, Isıt beni ısıt beni… Dondu kemik et iliğim, Gitti sesim
HAYKIR GERÇEĞİ
Sıkıştırma gerçeği, Yüreğinin mengenesinde, Varsın kovulmak olsun, Dokuz köyden sonucu… Haykır gerçeği, Tükür utanmazın yüzüne… Çözülmesin dizinin bağı, Kokmasın domuz yağı, Kalemin sözün
HASRET KOYAN UTANSIN
Hasret yavrum kör bir bıçak, Şu gönlüme saplanıyor… Gel sar kolun sıcak sıcak, Derdim dertle kaplanıyor… Mehmet can’sın ciğerimsin, Can katansın sen