Alın denen bu çilekeş tahtaya,
Kurbanlık koç yazan kalem utansın…
Hasret koydu kara sevdam Kâhta’ya,
Kurbanlık koç yazan kalem utansın…
Hazan oldu çocukluğum gençliğim?
Gitti kurtlar sofrasında dinçliğim,
Dillerdedir her gün çilem açlığım,
Kurbanlık koç yazan kalem utansın…
Vurulduğum kafes taştan demirden,
Beter günler kara renkli kömürden,
Anlamadım bir şey ben bu ömürden,
Kurbanlık koç yazan kalem utansın…
Koparıldım nice nice işimden,
Yuvam çöktü ayrı düştüm eşimden,
Hiç eksilmez bela dertli başımdan,
Kurbanlık koç yazan kalem utansın…
Cantekin der; umut sürsün mahşere,
Hazır gönlüm nice kahpe hançere,
Yılma diren vardır senden biçare,
Kurbanlık koç yazan kalem utansın…