Uçtu yıllar bitti yollar, Ömür son dem son durağın… Bel büküldü kalkmaz kollar, Ömür son dem son durağın… Ne çocukluk bir çiçekti,
Gel Gör Kahtayı
SELAM YİĞİTLERİNE
İtine otuna şeytana rağmen, Doğduğum topraksın benim canımsın… Dünyalara değer senin tek düğmen, Soluduğum hava canda kanımsın… Yalnız Allah için secde edene,
SELAM SANA KAHTAM
Selam! Sevdamın seli, Gönlümün yeli, Aşkımın dili, Ömrümün solmaz gülü, Selam sana Kâhta’m… Selam! Tarihin güneşi, Ciğerimin başı, Gözlerimin kanlı yaşı, Hasretimin
SELAM DAĞLARA
Selam olsun koca yüce dağlara, Sizi aştı bende dertler kederler… Hazan düştü canım gülüm bağlara, Hicran sardı beni benden ederler… Boran esti
SAYILI GÜNLER
Damlaya damlaya dolan göllere, Benzedi günlerim şafak atmıyor… Hasretim sılada açan güllere, Hüzünde yüreğim keyif çatmıyor… Her günün çekilmez bir derdi vardır.
SARARMIŞ ABUZER AĞA
Dertler ambarıdır insan bedeni, Kendini koy verme Abuzer Ağa… Vardır her derdin elbet nedeni, Çaresi bulunur Abuzer Ağa… Yaşamak direnmektir derde belaya,
OTOBİYOGRAFİ
Türkiye yedi bölge, Zorbalar her yerde karanlık gölge… Güneydoğu derler bizim bölüme, Umuttur bereketli topraklar, Bel bağlamış çileli halkım, Nice peygambere Yüzlerce âlime…
NEMRUT DAĞI TANRILARININ ÖFKESİ
Sabahın seherinde, Bir yel eser Nemrut’tan. Gelir deli deli… Kızmış Kommagene Tanrıları, Biri diğerinden öfkeli… Secdeye durmuş güneş, El bağlamış dağlar tepeler, İki
KÖYDE DOĞAN BEBEK
Karlar yağar derdin hüznün üstüne, Gök boşalır lapa lapa kar yağar… Üşür fakir döner meydan büstüne, Yel dolaşır kerpiç dama dert yığar…
KESEN YELLER
Dertler seli hasret eli aşk yeli, Kesilmedi bu belalı başımdan… Yoktur teli kırar beli can deli, Eksilmedi nafakası aşımdan… Dostluk yanım
DÖVİZ ZADELER
“Kâhtalı Mıçe’ye Sevgilerimle” Tuzu kuru suyu duru bürokrat, Döviz faiz borç yükledin millete… Dilde hukuk içi boş bir nakarat, Bedenlerde döndün keskin
GÖRÜŞ GÜNÜ
Koğuş nemli efkâr duman gün uzun, Üst ranzada göz sararmış tavanda… Hüzün demli dertler umman can mahzun, Gün maziyi almış döver havanda…
PALAVRA
İçi boş söz dilde bir def, Usta işi her palavra… Çürük kof öz yüzey sedef, Pasta dişi er palavra… Tam yakamoz gözü
KIRILSIN KELEPÇE
Kara yağız uzun ince, Kıydı zulüm nice gence, Her bedende bin işkence, Kırılasın sen kelepçe… İki büklüm olmuş beli, Davul gibi şişmiş
MERTLİK ÖLDÜ
Mertlik öldü koktu zaman, Öz ihale insancık çok… Yerde gökte kara duman, Söz velvele insancık çok… Sürü ile onur kayıp, Akla gelmez