Ne ağadır ne de paşa, Her lokması alın teri… Ne satılık ne bir maşa, Halk safında belli yeri… Hakkı tartar kantar
Gel Gör Kahtayı
HAMURU BOZUK
Yelkenli bir gemi ömrüm yellerde, Üfür üfürükçü nefesin yasa… Yüzdüm boz bulanık coşkun sellerde, Korla körükçü kafesin kasa… Sabrımı sınadın döndüm şaraba,
GÜZEL DOST
“Mehmet Şahin’e Saygılarımla” Mehmet Şahin ömrün bize meşale, Kardan beyaz sevgi dolu gönüldün… Bir deryaydın ak köpüklü şelale, Kâhta’mıza gökten
DÜŞÜM SENİNLE GÜZEL
Tüter gözde dağın düzün, Gurbet elde kaldım Kâhta’m… Yaşar özde o saf yüzün, Hasret telde çaldım Kâhta’m… Yıllar yıla kattı efkâr, Çile
KEMAL EVCİ
KEMAL EVCİ Uçtu geldi kara haber,Duydum Kemal Evci ölmüş…Bu yüreğim erir gider,Duydum Kemal Evci ölmüş… Her genç ölüm bir kor ateş,Gün ortası batan güneş,Gence
KEMAL’İM
KEMAL’İM “Kemal Evci’ye Sevgilerimle” Dört duvarda gönül günler sayarken,Geldi yaktı kara haber Kemal’im…Mehtap ağlar yıldız sessiz kayarken,Kucak açmış sana makber Kemal’im… Mahpushane sanki çöktü
PARĞACEKLİ MEHMET
“ Bütün güzel insanlara saygılarımla” Parğacekli Mehmet vardı, Ayağında Kâhta şalvarı, Başına kasket takardı… Orta boylu ince esmerdi, Fırat gibi coşkulu,
KEMAL EVCİ CAN
KEMAL EVCİ CAN Yıllar geçti dinmez acın Kemal Can,Gönül özler tatlı dilden merhaba…Hicran seçti ciğerini göz mercan,Toprak oldu gonca cana daraba… Fidan boyun güler
KÂHTA ÇOCUĞU
KÂHTA ÇOCUĞU “İstisnalar Kaideyi Bozmaz” Hamurumuz alın teri göz nuru, Ak sütümüz pak lokmamız helaldir… Gönül her dem dürüstlüğe at turu, Dost canımız baş
KEREM
Bu hasretlik düşürecek vereme, Hicran düştü garip gönül pareme, Mezar kazın yakın olsun Kerem’e, Ölüm bari gurbet elde kalmasın… Can gel beri
KÂHTA’MIN SU KULESİ
Mazimize balyoz orak tırpan, Vuruluyor hiç durmadan… Gönlümüzde taht kuranlar, Gidiyorlar birer birer… Bakıyoruz arkalarından çaresiz, Fani dünyanın yolcuları, Bırakarak dermansız acıları…
KAHTAMIN GÜLÜYDÜN MEJO
Ben çocuktum sen de gençtin, Sağır dilsiz ama güleçtin… Can sıkıntımıza efkârımıza, Reçetesiz ilaçtın… Gelirdin demirciler çarşısına, Geçerdin babamın karşısına… Çok sevinirdi
KÂHTA’DA AKAR ÇEŞME
Can Kâhta’da akar çeşme, Deşme anam yaram deşme, Gitti gençlik aman anam, Ölüm geldi artık şaşma… Can Kâhta’da açlık nara, Yandı yürek
KÂHTA SEVDASI
Kâhta ovasında uçan serçeye, Sevgiler saygılar selamlar benden… Her tat meyve veren dala bahçeye, Sevgiler saygılar selamlar benden… Tarihi yaşatan Nemrut Dağı’na,
BİTMELİ BU ÇİLE
Beyler! Efendiler! Bey efendiler! Vardım Kâhta ovasına, Kıymışsınız bin yıllık isimlere… Bevedol Gölgeli, Umur bey olmuş Keftire… Yolu suyu kimin umurunda, Kaç gramlık tuzunuz