Hoşça kal! Kara lastik ayakkabım, Altı delik deşik müzelik çorabım… Her yıl büyüklerimin eskilerinden, Bedenime uydurulan giysiler… Hoşça kalın! Hoşça kalın! Bir gün
Gel Gör Kahtayı
HASRET TRENİ
Söğüdün altında kavak yelleri, Esiyor başında ağlıyor Melek… Kaldı başka yaza duvak telleri, Baharı düşlerken kışlıyor dilek… Kaptırdı gönlünü bir göçmen kuşa,
HASRET OLMAZ OLSUN
Hasret denen acı şarap, Beni böyle etti harap, Ayrılığı yazan kitap, Olmaz olsun olmaz olsun… Elim titrer döner başım, İçim yanık dinmez
GURBET ELDE
Ne bir dost var ne akraba, Ne bir selam ne merhaba, Hüzün dağdır dert akbaba, Yandım anam gurbet elde… Küçücük bir
GEL GÖR KÂHTA’YI
GEL GÖR KÂHTA’YI Hüzün dolu bir öyküdür, Gel gözünle gör Kâhta’yı… Bir sevdadır bir türküdür, Gel gözünle gör Kâhta’yı… Uzar gider Dargir yolu, Mazi
FELEK RAHAT BIRAK KÂHTA’MI
Gam yüküne hamal ettin halkımı, Kalk git felek rahat bırak Kâhta’mı… Viran ettin sen evimi barkımı, Kalk git felek rahat bırak Kâhta’mı…
EVLAT
Yürekleri sarmış kapkara bir is, Koru kişiliğini sen pak kal evlat… İnsan kılığında sürüyle iblis, Koru kişiliğini sen pak kal evlat… Kokuşmuş dört
ELVEDAYI ÇAL KEMANCI
Ömür boran eyvah hem de dört mevsim, Ne güneşi gördüm ne bir gün gördüm… Hep hazan hep hüzün soluk bir resim, Ne
DÜN BÖYLEYDİ
Fakir vardı hiç aç yoktu, Gölgesiz bir ağaç yoktu… Her zamanda her mekânda, En iyiydin tek taç yoktu… Kâhta’m benim tam cennettin,
DOST SOHBETİ
“Mahmut Eken ve Mehmet Bakır’a” Ser sofrayı koy simidi leğene, Sıla koksun odamızda bu gece… Selam gitsin eşe dosta yeğene, Dost
ÇÖKTÜ HÜZÜN
Şu gönlümün divanına, Bir bey gibi çöktü hüzün… Derdin kahrın limanına, Bir bey gibi çöktü hüzün… Gece gündüz hasret bende, Kan kalmadı
İSTANBUL’DA BİR YANIM
İSTANBUL’DA BİR YANIM İstanbul’u yol eyledi gençliğim,Çamlıca’nın tepesinde naz kaldı…Sirkeci’de falakada dinçliğim,Bende yara cellâdımda haz kaldı… Kayık mangal ekmek balık aş oldu,Gülhane’de başa yastık
KÂHTA TOPRAĞIM
KÂHTA TOPRAĞIM Ayaz vurmuş bir yaprağım,Hüznü telde çaldım Kâhta’m…Göz açtığım can toprağım,Kanlı elde faldım Kâhta’m… Yıldız saydım gün yerine,Mısra döktüm defterine,Hep ortağım kederine,Karayelde şaldım
KÂHTA ÖZLEMİ
KÂHTA ÖZLEMİ Açmış bir dost kamerayı,Camda gördüm Karakuş’u…Gönlüm öptü tüm merayı,Selamladım uçan kuşu… Anı dolu dört bir taraf,Baraj gölü sanki çarşaf,Hasretine yüreğim raf,Bitmez gurbet
KÂHTA OVASI
KÂHTA OVASI Kâhta ovasında bir serçe olsam,Mezar taşlarında hasret atardım…Yemek kovasında bir kepçe olsam,Yoksul sofrasına bol et katardım… Kara toprak olsam o koca düzde,Güller