Viran yuva soğuk hava gurbet zor, Gece uzun sarar hüzün hasret zor, Ayrı düştük canlar şimdi uzakta, Gönül ağlar efkâr bağlar nöbet zor…
Gel Gör Kahtayı
CAN KÂHTA
Yeşillendi dört bir yanı, Dağı taşı can Kâhta’mın… Büyülüyor dost insanı, Pınarbaşı can Kâhta’mın… Kuzu meler anasına, İnek bakar danasına, Döndü baraj
BİR HABER YOK
Mektup yazdım yâre mektup üstüne, Nedendir bir haber gelmez sıladan… Bilmem postacının bana kastı ne, Nedendir bir haber gelmez sıladan… Ak zarfın
BİR BAŞKADIR KÂHTA HAVASI
Sabah sabah indim Kâhta’m düzüne, Yudum yudum mis havanı soludum… Yüzüm sürdüm toprağının yüzüne, Yudum yudum mis havanı soludum… Mezarlığın benim
BEYAZ GÜVERCİN
Masmavi sularda yüzen sandala, Al bir selam götür beyaz güvercin… Hala gözlerimde tüten hardala, Al bir selam götür beyaz güvercin… Karakuş’ta tarih
BENİM SAF KÂHTALIM
“Gadan alam bu ne hal! Ne körsünüz ne de lal!” Dertli zorlu seneler, Geldi geçti sen sustun… Emdi bitler keneler, Çaldı
BEN SENİ YAŞIYORUM
Kâhta’m senin hallerini, Kahtanet’te okuyorum… Kar kaplamış yollarını, Resim resim görüyorum… Kâhta’m gelinliğin beyazdan, Mersin’de üşüyen benim… Yerler buz kesmiş ayazdan, Yere
BEKLE ECEL
Garip gönül çeker gurbet kahrını, Bekle ecel bir göreyim sılamı… Gözyaşlarım geçti Fırat nehrini, Bekle ecel bir göreyim sılamı… Merhem olur derde
BAKIN MAZİYE
Ben garibim can Kâhtalım sen garip, Ne haldeyiz dönün bakın maziye… Çıkmadık ah bizler bize bir sahip, Ne haldeyiz dönün bakın maziye…
AYAZ VURMUŞ CANSIN
Bir kış geldin bu cihana, Ayaz vurmuş bir cansın sen… Çok düş verdin yalan hana, Ayaz vurmuş bir cansın sen… Kar boranda
ANNELER
Sevinç kuşku sancı sürer dokuz ay, Anne melek gönüllüdür zahmete… Evlat dünya kendi olur dolunay, Ölene dek devam eder himmete… Candır evlat
AL YÜREĞİMİ DE GÖTÜR KÂHTALIM
Kara gözlü siyah saçlı inci dişli, Kâhtalı esmer çocuğum… Göz pınarlarımın kaynağı, Ezik yüreğimin baş konuğu. Şimdi dokuz yaşındasın, En ön sırada, Gözlerini
AĞLAMA YAVRUM
Bu fani Dünya’da bitti nasibim, Ölüyorum yavrum sakın ağlama… Yine azdı yaram sarmaz tabibim, Ölüyorum yavrum sakın ağlama… Kesme doktor kesme nazik tenimi,
AĞITTIR SESİM
Soldu bir gül daha Kâhta’m bağında, Hüznün kuyusunda çıkmaz nefesim… Nice dost yitirdim çok genç çağında, Dert harmanı oldu göğüs kafesim…
AĞIT
Adım Nazif Demirezen, Kara bulut başta gezen, Bu dünyada beni üzen, Ölüyorum gün görmeden… Şu Mersin’de bir garibim, Derman bulmaz bir tabibim!