Öğretmenim! Ben bir çocuğum, Taze fidanım, Çok narindir canım, Dünyaya ilk adımım, Yeni başlıyor yolculuğum… Öğretmenim! Uzaklarda kaldı köyüm, Annem babam kardeşlerim,
Hüzün Var İçimde
ÖĞRETMEN NALÂN
Bir harf için bile, Koca halife gelmiş dile… Kırk yıl köle olurum demiş, Kırk yıl köle… Ne haldesin kutsal mesleğim, Ne oldu sana
MERSİN YAYLALARI
1999 yılının ilk ayının yirmisi, Dayandı kapıya Abuzer Dayı… Altında 1966 model minibüsü, Koltuksuz Alman malı, Yere serilmiş halı… Gidelim dedi Toros Dağlarına,
MELEĞİM
Ağlatma ne olur, Yakışmaz sana zulüm… İyilik meleğisin gönlümün, Tatlı meleğisin ömrümün, Ellerimden tut benim, Tut ellerimden ne olursun… Tut ellerimden
MASKE
MASKE O yüzde maske, Bu yüzde maske, Şu yüzde maske… Sihirli bir el çıksa; Vursa maskelere fiske, Mevlana’nın dediği olsa keşke, Herkes olduğu
MASA KAHRAMANLARI
Lüks lokantalarında şehrin, Rakılar boşalır her akşam… Şarkılar söylenir bir ağızdan, Dağlarına memleketimin… Kurtarılır vatan, Düzen değişir masada… Kafalar duman, Yırtılır ferman, En
MADIMAK
Dağlandı yüreğim, Madımak oldu… Süründük bir ömür, Dört bir yanda, Adı yaşamak oldu… Bize dokunmayan yılan, Melek göründü gözümüze… Bir gün, Sıra
KÖTÜLÜĞÜN ANASIDIR CEHALET
Kâhta’m, Binlerce yıllara dayanır mazin. Krallar zalimler yazmış alın yazın… Hep fukara, Hep bahtı kara, Karın tokluğuna düşmüş yollara, Oğlun gelinin kızın…
KÖSELE
KÖSELE Kösele olmuşsa yüz, Ayağa düşmüşse söz, Kahvede sokakta, Pavyonda barda, Pişmişse öz, Kişilik yoz tarlada, Gelişmez dostlar… Çıkar olmuşsa tapınak, Haramla
GÖNLÜMÜN SULTANI
Gözlerin var ya gözlerin, Çatal hançer gibi, Yüreğimin tam orta yerine, Saplanmasaydı eğer, Yıllardan sonra bu gün, Sayıklar mıydım bir tanem, Uykuda
GERZEK KEMAL
Sen malsın, Yozluğuna hamalsın… Çulunu değiştirdin, Sandın ki kemalsin… Dünyanın zevzeği, Mandanın tezeği, Dalkavuğun ve sen, Dünya’nın en gerzeği… Sen b’esi
EL ATMA KİŞİLİĞİME
Kahrolası yokluk, Kalkar dörtnala, Gelir yapışır yakana, Aldırmaz nefes… Boynun bükersin, Ölün var sanır herkes… Sen efkâr içinde, Dibi delik ceplerine Umutsuzca
AH GARDİYAN
Bu delikanlı gönlüm, Firar etti yâr, Göğüs kafesimden, Geldi sığındı sana… Tutsağımsın dedin, Seni seven gönlüme, Gardiyan gördün kendini, Vurdun prangayı…
KADIN
Kır esareti, Yüreğinin sesini, Vurma prangalara, Sen bir çiçeksin… Ataerkil zihniyet, Köpükten kale, Cahilin gözüyle, Eksik eteksin… Bilgi görgü güçtür,
KARGA İLE YARASA
Bir kırık sandalye, Eski bir masa, Yeterdi bana, Dolaşmasaydı eğer, Tepemde karga ile yarasa… Öğrencilerim, Canlarım benim… Kurak toprakların, Kavruk çocukları,