Karasinek, Harcadın alın terimi, Hançerledin ciğerimi… Bana öyle bakma, Soframda kalan çeyrek lokma… Karasinek, Acımadım emeğime, Bıçağı dayadın kemiğime… Ben ağlarken
Hüzün Var İçimde
HÜZÜNLÜ BİR ŞARKIDIR YAŞAM
Geçti bir ömür, Gün günden kömür… Dön bak düne, Tanık bul güldüğün güne, Zaman bedende ustura, Geçmek zordur üst tura… Davetsiz konuğuz Dünya’da,
HÜSRAN
Umut, Yitik bir düş, Hüzün yüklü gözlerinde… Sevda, Boynu bükük bir kuş, Yorgun yaralı yüreğinde… Yaşam, Vurgunlarla bir hoş olmuş, Beynin
HIRÇIN
Basında ekranda zehirli laklak, Dedikodu tele vole şamata, Biri diğerinden matrak… Kişiliklerde çöküntü kokuşmuşluk, Yıldızlarda tatilde ahlak… “Domdom kurşunu değdi” Türküsü çalıyor bak…
HEY DEDE
Hey dede! Parkta, Güpegündüz bu ne hal? Ne oluyor moruk, Neden sallanıyor kuyruk? Hele bak! Heyecan dorukta, Kalp tekliyor morukta… Ter basmış
HERKES OLMUŞ FİLOZOF
Of! Anam of! Herkes olmuş filozof! Her konu uzmanlık alanı, Uydurur bin bir yalanı… Of! Anam of! Herkes olmuş filozof! Beyni incir
HASTAHANE
Gel al beni gülüm, Al götür beni… Hastane koridorlarından, Bu koğuştan kurtar beni… Dört bir yanda ağıt feryat figan, Yükseliyor gökyüzüne durmadan…
HARÇ HARAÇ
İşim düştü belediyeye, Dönmüşlerdi aç kediye… Ben dayısız ciğer, Bir aşağı bir yukarı, Kaşe imza mühür, Harç kestiler üçer beşer… Gönderdiler vezneye,
HANİ SEVDİKLERİM
Sıkışıp durma yüreğim, Nedir bu halin, Mengenede misin? Her şey yalın, Yalnızsın işte sen, Kendi keyfinde her dalın? Özlem kavurur seni, Firari
YILGIN GÜZ GÜLÜM
YILGIN GÜZ GÜLÜM Güz Gülüm, Nazlı bir çiçektin, Sen umut, Sen gelecektin… Büyüyecektin, Kara borana inat! İnadına büyüyecektin, Kardelen gibi… Sevdam
GONCA GÜLSÜNÜZ ÇOCUKLAR
“Öğrencilerime” Günlük yaşantımızın, Ayrılmaz bir parçasıdır, Trafik denen olay… Kurallara uyarsa eğer, Sürücülerle yayalar, Kazalardan uzak yaşamak kolay… Varsa
GEMİ
Okyanusun ortasında bir gemi, Kaptansız olsun dümeni… Sallansın bir beşik gibi, Bir o yana bir bu yana… Köpüren sular yıkasın beni, Güzelim yarınlara saklasın
GEL MEHTAP
Aynadır Mehtap, Bu yaz gecesi… Akdeniz çarşaf, Kıvrak yakamoz dansı… Tenha sahil, Çekilmiş kahkaha sesi… Kuma uzanmış bir adam, Şişelere
GEL GİDELİM YÂR
Gel açılalım seninle, Gülümseyen masmavi sulara… Dalgalar okşasın teknemizi, Şarkılar mırıldasın martılar… Sular beşiğimiz dalgalar ninnimiz, Çadırımız gökyüzü sevdamız ateş… Sönmeyen fenerimiz
FARKIN OLMALI
Hazan yaprağı gibi, Düşeceksem ayaklarının altına, Çiğneyip geçeceksen beni, Dönüp bakmayacaksan bana, Farkın kalır mı sevdiğim, Eli kanlı bir cellâttan senin? Karakışa