ADIYAMAN ÜŞÜYOR Yıktı Adıyaman’ı zelzele, Soğuk gün donuyor gece, Bekledik vali AFAD gele, İlk üç gün sır bilmece… Yıkılmış yerlerde Belediye, Kendine
Huzura Hasret Gönlüm
SAYENİZDE ÖLDÜM
SAYENİZDE ÖLDÜM Evim yıkıldı başıma, Dört gündür enkazdayım, El atan yok taşıma, Mevsim kış ayazdayım… Eliyle tırnağıyla, Çalışıyor birçok güzel yürek, Islanan
YAŞASIN BİLİM
YAŞASIN BİLİM Binalar çürük, Canlar ölüyor canlar, Yaşasın bilim, Batsın yerin dibine, Talan, Yalan, Üfürük…
ÜLKE DÖNDÜ MEZARLIĞA
ÜLKE DÖNDÜ MEZARLIĞA Koltuklar yumuşak deri, Üç kuruşa yemekleri, Ne kaygı ne tasa, Kimler için yapılır yasa, Dolar taşar kasa, Gitti İsmail, Ayşe
YALA BEYİM SEN YALA
YALA BEYİM SEN YALA Renk renk ayakkabılar çok pahalı markalar, Vur altına üstüne vur dilini yala sen… Yiğitler göçtü gitti miras kaldı parkalar,
DİREN GÖNÜL DİREN
DİREN GÖNÜL DİREN Diren gönül boyun eğme namerde, Hak yoluna koy başını dik yaşa… Selam verme kene olan bir ferde, Halkı ezen ne
HALK ÇOCUĞU
HALK ÇOCUĞU Halk çocuğu bizden biri, Bir gün gelse geçse başa… Kalp neylesin hırs kibiri, Sevgi aksa toprak taşa… Mert olanlar eğmez
BU NE HAL DÜNYA
BU NE HAL DÜNYA Bir çığlıkla doğduk senin bağrına, Feryat arşta Dünya sefil halımız… Kandık yandık senin pembe çağrına, Yaprak gazel param parça
HAMİT EVCİ TÜRKÜSÜ
HAMİT EVCİ TÜRKÜSÜ Bu dünyadan geldi geçti niceler, Dağ taş anar gönüllerin asını… Boyun büktü yasta gündüz geceler, Yürek ağlar arar insan hasını…
BU NASIL COĞRAFYA
BU NASIL COĞRAFYA Bu nasıl bir coğrafya kanla yoğrulmuş mazi, Korkak adi yürekler hala insan kasabı… Kirli ellerde Dünya mayın dolu arazi, Dilini
BİR GÜLSÜN ASİYE ABLA
BİR GÜLSÜN ASİYE ABLA Geldim, Elini öptüm özlemle defalarca, Harama küs, Güzelliğe süs, O mübarek ellerini… Geldim, Gözlerine baktım saygıyla, Sevgi pınarı,
SAL GİTSİN
SAL GİTSİN Aynı kökün dalından her bir yaprak ayrı can, Açık olsun yolları hiç üzülme sal gitsin… Haz duyarlar balından derdin görmez göz