Yağmur almış göçebenin çadırı, Yorgan kilim serilmişler güneşe… Çocukların parlar esmer baldırı, Üçtaş ocak şişler konmuş ateşe… Neşe geldi bomboş duran arsaya,
Yetim Sevda
İNSAN ÖZÜNÜ YİTİRME
Bel bağlama bu Dünya’nın mülküne, Ecel gelir sorar bir gün halını… Can dağlama haram katma yüküne, Teneşirde imam okur falını… Malın olsun
İNSAN DEĞİLSİN
Viran olsun otlar düşsün hanene, İnme insin kurtlar düşsün sinene… Kıran girsin yayı düşmüş çenene, Geldin girdin güzelliğin kanına… Kökü gitti el
İNSAN ARTIĞI
Söyle sen bir hiç misin? Hep kendini översin… Kör kenefte iç misin? Her pislikte yaversin… Annenden sor babanı, Düşman görme yabanı, Çözemedim
İNADIN TUTSAĞISIN
Boyun bükmüş mor menekşe yastadır, Garip ömrün sürgün yeri şarkısın… Vurgun yemiş öksüz gönül pastadır, Gözler çeşme kaynağısın arkısın… Defter açık seni bekler
İLK AŞK
Benim aşk şafağım ilk göz ağrımsın, Gönlü saran yeli asla unutmam… Tatlı sevda bağım aşka çağrımsın, Nefes kesen hali asla unutmam… İlk
HAYDAR
Bu Haydar, Betoncu Haydar! Beton döker harç karar, Sabahtan akşama kadar… Köyden göçmüş şehire, Şehir denen bu koca bulanık nehire… Bulanık nehirde
HASRET BALYOZ
Boşa esme al gel yardan bir haber, Can burada göz orada kalmasın… Taşa kesme gönül zaten derbeder, Yâr isterim söz efkâra salmasın…
HANÇERLENDİ KALBİM
Bey ağa sanırsın baksan tipine, Güvenme tutunma onun ipine, Kene olmuş binmiş beleş cipine, Bir lokmaya satmış dost dediğini… Belli değil dini kıblesi
GÖZYAŞLARIM HÂSILAT
Çektiren var gam kederi gönlüme, Tüm sitemim şık giyimli şakiye… İsyanım var bu yapılan zulüme, Taş dayanmaz zehir sunan sakiye… Cilve ile
GİTTİ ÖMÜR
Testisinden çile içtim hayatın, Eremedim sefa senin bağına… Abonesi gönül sofram bayatın, Varamadım gonca gülün çağına… Sevgi ektim hüzün açtı çiçeğim, Vefasızmış
GAZEL ÖMÜR
Gitti gençlik bir yel gibi elimden, Bir yalancı bahar mıydım ben kader? İnmemişken dert sahibi belimden, Bir talancı vurdu oldum derbeder… Bir
EY SEFİL
Yüreğimi demir sanma ey gafil, Uçan kuş esen yel etkiler beni… Sabrın sınırına varma ey sefil, Tan vakti gelen tel etkiler beni…
EVLATLIĞIN İHANETİ
Yediğin sofraya sapladın bıçak, Kuduz olan böyle yapardı ancak, Sen arsız utanmaz alçaksın alçak, Seni bağışlatmaz ölümün bile… Bizi değiştirdin bir uyuz
DÖN ZEYTİN GÖZLÜM
Sordum seni yâr muhabbet kuşuna, O vefasız gitti dedi buradan… Parmak vurdum telefonun tuşuna, Nasibimi aldım sessiz naradan… Gün içinde can