MAZİYE YOLCULUKLAR – 119
VAY ŞEREFSİZ
Rasim Ozan Kütahyalı Taraf gazetesindeki ÖZGÜRLÜĞÜN ÇARPINTISI isimli köşesinde, 06.10.2010 tarihinde “Ahmet Kaya cinayetinin sanıkları” başlığı ile bir yazı yazdı.
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“Ahmet Kaya sadece 12 Şubat 1999 günü linç edilmedi, ardından da sistematik bir medya linçine maruz bırakıldı. Bu konuda da haklı olarak en çok Ertuğrul Özkök sorgulandı… Çünkü Özkök’ün yönettiği Hürriyet gazetesi linçten iki gün sonra fotomontaj bir Kürdistan haritası ve Apo resmi altında Ahmet Kaya’yı manşete çekmişti. Hürriyet’in yalan manşetine göre Ahmet Kaya 1993’te Berlin’de bir PKK konseri vermişti. Ne öyle bir konser, ne öyle bir harita vardı, fakat Özkök’ün yönettiği Hürriyet Ahmet Kaya’yı bitirmek için böyle yalan haber yapmaktan, sahte delil yaratmaktan çekinmemişti…
Hürriyet, bu psikolojik harp operasyonunu sonra da devam ettirdi, 20 Temmuz 1999 günü “Vay Şerefsiz” manşetini attı…”
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“O manşetin ardından şu an Habertürk’ün başında olan Fatih Altaylı da şu iğrenç satırları yazmaktan çekinmedi…
“Ahmet Kaya yalancı haysiyetsizin biridir. Avantayı nereden bulursa ona göre bağırır. Bugün PKK’nın para dağıttığını görünce PKK’lı, yarın travestiler dağıtsın onlardan…”
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“O linç gecesinde Serdar Ortaç bariz şekilde provokasyon yapmıştı, fakat bu konuda Ortaç’tan çok sayıda insan hesap sordu, Ortaç da defalarca özür diledi. O özrü kabul edip etmemek ise Gülten Kaya’nın takdiridir.”
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“Öte yandan o gün Kaya’ya “sünnetsiz sezevenk” diye bağıran Şenay Düdek de özür diledi, Düdek’ten de çeşitli kereler hesap soruldu.”
Bir erkeğin sünnetli olup olmadığını öğrenmek için pipisini ellerine alıp incelemeleri gerekir…
Bu memlekette kadın erkek pipi inceleme uzmanları ne kadar çokmuş…
Biz manşete dönelim…
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“Fakat o gün Düdek’in masasında olan ve görgü tanıklarının aktardığına göre Kaya’ya galiz hakaretler eden şimdinin popüler televizyoncusu Müge Anlı’dan hiç hesap sorulmadı, Anlı da bu konuda tek bir açıklama yapmadı…
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“Aynı şekilde o gecenin en provokatörlerinden biri olan “Atın bu adamı, kovun, vatan haini bu” diye Kaya’ya saldırmaya kalkan yapımcı Tunca Yönder de hiçbir açıklama yapmadı, hiçbir şekilde özür dilemedi.”
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“Pazartesi günkü yayında o görüntüler net biçimde yayınlanınca Kaya’ya “hayvan oğlu hayvan” diye bağıran “yürekli bir televizyoncu yok mu, size laf söyledi beyler, hepiniz böyle oturacak mısınız” diye insanları Kaya’ya saldırmaya azmettiren kişinin dönemin Kanal 9 Genel Yayın Yönetmeni Nezihe Kazancı olduğu ortaya çıktı…”
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
Hürriyet’in başyazarı ve Basın Konseyi ebedi şefi Oktay Ekşi de Kaya’nın “Kürtçe şarkı söyleyeceğim” dediği için linç edilmek istendiği gecenin ardından şunu yazmaktan utanmamıştı…
“Ahmet Kaya, hançeresinden çıkan sesin ona para kazandırmasından başka, insan olarak hiçbir artısı olmadığı fizyonomisinden akan bir tip, türkü söylemeseydi kötü bir bar fedaisi olurdu.”
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“Şu an Takvim’in Ankara Temsilcisi olan Emin Pazarcı ise 21.7.1999’da Akşam gazetesinde “Şerefsiz Ahmet” başlığıyla insanın okurken bile utandığı iğrençlikte bir yazı yazabilmişti… Ahmet Kaya’nın “Saza Niye Gelmedin” şarkısının sözlerini alıntılıyor ve şu satırları yazıyordu bu kişi:
“Oralarda saza ve söze kadın gitmez. Demek ki, Ahmet Kaya’nın şarkısında hasret duyduğu insan bir erkek. Sanat diye yaptığı iş homoseksüellik ilanı. Peki, kimler kış yatıp, yaz uyanır, malum, balı ve armudu seven ayılar. Bu sözler de Kaya’nın ayılığının ilanı.”
Hürriyet’in manşeti neymiş: “VAY ŞEREFSİZ”
Rasim Ozan Kütahyalı diyor ki:
“Hem Pazarcı hem Altaylı hem Ekşi bu işledikleri suçlara dair tek bir açıklama yapmadılar, özür dilemediler, utandıklarını beyan etmediler…”
Bu süreç sonunda Ahmet Kaya kahrından öldü… Medyatik bir linç operasyonuyla öldürüldü, Allah aşkına hiçbirinizin mi içi acımıyor, hiçbiriniz mi utanmıyorsunuz? Gerçekten çok merak ediyorum…”
Sayın Rasim Ozan Kütahyalı, benim içim acıyor…
Ben aydınım, sanatçıyım diyen hoşgörüsüz, cahil, saldırgan kişiliklerle aynı havayı solumaktan utanıyorum…
Gençliğimde Kâhta’da “Yeşil Kâhta” isminde bir mahalli gazete çıkarıyordum. O günlerde olsaydım, Kürtçe şu manşeti atardım:
“LOW ŞEREFSİZ”
“LEY ŞEREFSİZ”
Manşetin altına şu cümleyi eklerdim: Ahmet Kaya’nın tırnağı kadar değeri olmayanlar, kalabalıklarına güvenerek salya- sümük, çatal-kaşık saldırıya geçtiler…
İki Gözüm yine Başın Belada…