Bir Sıdıka var,
Görülmeye değer…
Hakaret olur merkebe,
Sırtına vurursan eyer…
Açar kasetçaları açar,
Verir son sesini…
Tek başına yapar,
Balkonda raksını…
Saat yirmi dörtte,
Baltayla odun yarar…
Yemeğini sokakta yer,
Kaldırımda saçını tarar…
Kibarlığı üç kelime,
Biter İstanbul ağzı…
Dördüncü kelimede,
Soba borusu boğazı…
Çeker halayın başını,
Yağmurun altında,
Ter basar yüzünü kaşını,
Boya dökülür tahtında…
Evlerinin demirbaşı,
Buruşmuş artık yüzü…
Komşu kızı gizler yaşı,
Bilmez gece gündüzü…