DİLE GELDİ DUVARLAR Üst üste gömülen kitaplardan, Okuryazar oldu toprak, Kültürlendi börtü böcek, Gece gündüz, Okur yazı şiir, Ne yazılmışsa insanlığa dair… Slogan
Yazar: Mahmut CANTEKİN
DENİZ’E SELAM
DENİZ’E SELAM Mangal yürekli Deniz, Yürürken bir selvi gibi, Koğuşumun önünde, Mamak zindanı sallanırdı… Her sohbetimizde, Gözlerim umutla parlar, Yüreğim heyecanla çarpar, Yanaklarım
DENİZ TAYLAN CANTEKİN
DENİZ TAYLAN CANTEKİN Sevdalandık güneşe, Işık doldu gönlümüze, Giydik kefeni, Fidan ömrümüze, Heybemizde kitap, Zoru koyduk önümüze… Dostumuza dosttuk,Çıkarsız çıktık yola,Yürüdük riyasız…Candık civandık,
DENİZ
DENİZ Başı dik alnı açık, Sevdayla yoğrulmuş candı, Onurlu bir fidandı… Ben taşralı garip çocuk, Mamak’ta noktalanmıştı yolculuk… O sabah çıldırmıştı hukuk, On
DEMLENDİ ÖMÜR
Dinle yavrum, Davetsiz geldi zulüm… Köz köz oldu ciğer, Dağ bayır savruldu külüm… Barikattır yürek bilinç beden, Bilsen kaç kez, Geldi çarptı döndü
DEĞİLİZ İNSAN ARTIĞI
Lokmamızda sülük, Başımızda leş kargası… Yaşar yaşamaz olduk, Gül ararken yakamıza, Bedenimizi çalıda bulduk… İnsan doğduk anamızdan, Sayıldık İnsan artığı… Acımasız bu
ÇUKUROVA
Mevsimlik işçi çocuktur masalcı, Gâvur dağlarının ötesi koca şehir, Bereket anadır iki güzel nehir… Büyük binalar bulvarlar bin bir ışık, Sırılsıklam el ele
CÖMERT ELİM
Ahmak cömert elim, Acem kınası çal, Gül eğlen sevin… Parası uçtu gitti yele, Mideye on üç yıl, Oruç tutturan evin… Ahmak cömert
İSTANBUL’DA BİR YANIM
İSTANBUL’DA BİR YANIM İstanbul’u yol eyledi gençliğim,Çamlıca’nın tepesinde naz kaldı…Sirkeci’de falakada dinçliğim,Bende yara cellâdımda haz kaldı… Kayık mangal ekmek balık aş oldu,Gülhane’de başa yastık
KANLI KRAL
Boş öz biç dik tezgâhında ütüle, Tek tip yarat düşünceye zincir vur… Öv nefreti söv sevgiye kötüle, Düşman çoğalt insan kanı içir dur…
KANLI DÜNYA
Tanesiyim kımıl vurmuş ekinin, Doğrultmadı şu belimi seneler… Vampir böcek derya olmuş hep kinin, Ağıtçıdır yas evinde neneler… Dönmüş gözü eli
KÂHTA TOPRAĞIM
KÂHTA TOPRAĞIM Ayaz vurmuş bir yaprağım,Hüznü telde çaldım Kâhta’m…Göz açtığım can toprağım,Kanlı elde faldım Kâhta’m… Yıldız saydım gün yerine,Mısra döktüm defterine,Hep ortağım kederine,Karayelde şaldım
KÂHTA ÖZLEMİ
KÂHTA ÖZLEMİ Açmış bir dost kamerayı,Camda gördüm Karakuş’u…Gönlüm öptü tüm merayı,Selamladım uçan kuşu… Anı dolu dört bir taraf,Baraj gölü sanki çarşaf,Hasretine yüreğim raf,Bitmez gurbet
KÂHTA OVASI
KÂHTA OVASI Kâhta ovasında bir serçe olsam,Mezar taşlarında hasret atardım…Yemek kovasında bir kepçe olsam,Yoksul sofrasına bol et katardım… Kara toprak olsam o koca düzde,Güller
İNSAF YOK AYMAZDA
Düştün gönül ağır derde, Sevdiceğin hala nazda… Söz kâr etmez sağır ferde, Kış yaşarsın o hep yazda… Bu ayrılık yağlı urgan, Taştır yastık