“Gadan alam bu ne hal! Ne körsünüz ne de lal!” Dertli zorlu seneler, Geldi geçti sen sustun… Emdi bitler keneler, Çaldı
Yazar: Mahmut CANTEKİN
BEN SENİ YAŞIYORUM
Kâhta’m senin hallerini, Kahtanet’te okuyorum… Kar kaplamış yollarını, Resim resim görüyorum… Kâhta’m gelinliğin beyazdan, Mersin’de üşüyen benim… Yerler buz kesmiş ayazdan, Yere
BEKLE ECEL
Garip gönül çeker gurbet kahrını, Bekle ecel bir göreyim sılamı… Gözyaşlarım geçti Fırat nehrini, Bekle ecel bir göreyim sılamı… Merhem olur derde
BAYRAM
Mezarına gelemedim bu bayram, Mekân gurbet hasret canda ok gibi… Katran bahtı delemedim hep dram, Bana kısmet koca handa yok gibi… Baba
CEYLAN’A AĞIT
Ağaç dallarında asılı, Lime lime etim, Al eteğine anne… Bir tabak makarna, Yağı barut sosu kan, Bal peteğine anne… Havanda dövdü
CANTEKİN
Ateşte pişti sevdamız,Fırat’ta çeliğe dönüştü…Nemrut’ta yankılandı sedamız,Karanfil açtı Kâhta ovası,Toprağında toprak olmak,Yirmi bir yaşında,Mehmet Cantekin’e düştü… Umut üşüdü ayazda, Kan tacirleri gülüştü…
BUZHANEDE GÖNLÜM
İçimi ısıtmıyor, Artık mısralar, Buzhanede gönlüm, Sevgisizlikten, Sensizlikten, Titriyor bu sıralar… Tadı yok şiirlerin, Adı yok şairlerin, İman toz duman, Sevgi öksüz,
BURASI EFKÂR HANEDİR
Burası efkâr hanedir, Dertler gemlenir tezgâhta, Umut demlenir dergâhta… Gözlerimde mazi tatlı eda Yüreğimde tutuşur sevda, Dost düşman cahil hançeri, Gönül isyanda dinlemez
BU NASIL DÜNYA
Bu nasıl Dünya gülüm, Doğduğum andan beri, Gördüğüm duyduğum zulüm… Coğrafyam barut fıçısı, Ortalık kan revan… Bu nasıl Dünya gülüm, Orta
BU CANLAR BİZİM
“Öğrencilerime Sevgilerimle” Sürücü amca! Sürücü abla! Bu ne acele bu ne hız! Göstergede yüz elli iki yüz… Aracın uçak sen pilot
BİR GÜZEL SEVDA
Kızıl saçlım, Toprak yüzlüm, Şu delikanlı gönlüm, Adanmış, Güzel bir sevdaya… Rengârenk, Binlerce çiçek, Çeker seher yelinde, Nazlı yüreklerine, Sevdamı yudum yudum…
BAŞTAN KALDIR BAŞINI
Darılınca cebe para, Kıran girer bitenlere… Tüp biter, Yağ biter, Can çekişir tuz, Çay şeker gözde tüter… Karılınca günle kara, Çalınmaz kapı
BANA SOR
Bana sor güzelim, Ayrılığı bana sor… Doğduğum topraklar, Benliğimin nakışçısı, Sevdası dağ, Sevgisi bağ, Hasreti gönlümde kor… Kâhta’yı bana sor, Umudum, Sevdam,
BAKKAL AMCA
Bağdaş kurmuş hüzün, Mevsim hazan, İçi boşalmış sözün, Nemrut tepesi efkâr… Sevgi saygı firarda, Dostun gözü çıkarda… Aç bir büyük rakı! Aç
HIRS KÜPLERİ
HIRS KÜPLERİ Koltuk kurdu azgın birçok ihtiyar, Lav fışkırır elde demir eldiven… Milyonlar aç bir tek beyler bahtiyar, Korku yeli makam ranta merdiven… Halklar