YİNE DUMAN ÇÖKTÜ Cayır cayır yanıyor yurdun dört bir tarafı, Örtmez gaflet ihmali kara katran dumanlar… Yürek ciğer kanıyor göz görüyor israfı, Yeteneksiz
Yazar: Mahmut CANTEKİN
MEHMET’E SELAM SÖYLE
MEHMET’E SELAM SÖYLE “Mehmet Cantekin’e Saygılarımla” Giden dönmüyor anne dünyanın çarkı böyle, Genç ölüm büyük zulüm kalbim kırık fay gibi… Ateş sönmüyor
CAN OĞUL
CAN OĞUL “Mehmet Cantekin’e Saygılarımla” Bir güz günü kara toprak kazıldı, Sardı seni ağladı gök yer Oğul… Gömdük dünü bu son durak
KENDİNE MÜSLÜMAN
KENDİNE MÜSLÜMAN Çıktı mazlum rolünden geçti suyun başına, Havuzunu doldurdu bu kendine Müslüman… Her tat nimetler kattı süslü sofra aşına, Nice fidan soldurdu
SORGULANMALI YAŞAM
SORGULANMALI YAŞAM İki üç yüz kelime kültürünün sözlüğü, Bütün ömrü evle iş kahvehane arası… Kulaktan duyma bilgi gözünde at gözlüğü, Gönlüne ilaç gelir
ADIYAMAN UYAN ARTIK
ADIYAMAN UYAN ARTIK Doldu taştı içimiz müjdeye yer kalmadı, Bırak ninniyi bırak uyuyor Adıyaman! Soldu şaştı kaçımız hırsız hayal çalmadı, Birleşti usta çırak
YÜKÜN AĞIR GÖNÜL
YÜKÜN AĞIR GÖNÜL Ömrün yolu taştır sarptır, Derdin yükün ağır gönül… Dik tut kolu hayat harptır, Bul gerçek dost çağır gönül… Ayaz
KADIN KIRIMI
KADIN KIRIMI Kara kirli bir zaman sanki kanlı Kerbela, Kalbi beyni haraplar azgın kadın kasabı… Yerde gökte denizde yağıyor başa bela, Yangın yeri
DERTLER DİZDE
DERTLER DİZDE Bedenimde yüreğimde bir ömür, Kara günler acı oldu iz yaptı… Kader berbat düşman hoyrat baht kömür, Dert çoğaldı aştı bini diz
TAPTIĞIN GÜÇ KOFTUR
TAPTIĞIN GÜÇ KOFTUR Kibirlenme taptığın güç koftur kof, Günü gelir çöplük sana yol olur… İlim bilim takmaz boş us filozof, Düş de gör
ÖNCE EDEP
ÖNCE EDEP Nutuk çekme boşuna önce edep sonra din, İnsanı insan yapan güzel ahlaktır ahlak… Maddiyata kul olup olursan saf çarpan cin, Sen
PUDRA ŞEKERİ
PUDRA ŞEKERİ Kanadım ol kanadım uçur beni göklere, Gözlerim bir hoş görsün deniz olsun küçük ark… Söyle secdeye gelsin yaprak dala köklere, Öğrendim
TUZ KOKUYOR
TUZ KOKUYOR Tökezleyip düşene uzanan eller vardı, Vur bir tekme de sen vur diyen vicdan batmalı… Yaşlı hasta çocuğu taşıyan beller vardı, O
HUZUR
HUZUR Doğduğum günden beri aradım tatlı huzur, Huzur oldu bir tavşan döndüm garip tazıya… Yüreğim yangın yeri gözlerim dertli Munzur, “Mazlum sen öl”
TÜKENME
TÜKENME Ağustos ayında gelse zemheri, Tükenme umudum diren tükenme… İşkencede kalsan bir kemik deri, Tükenme umudum diren tükenme… Zalimin önünde diz çökme zora, Beden