MAZİYE YOLCULUKLAR – 88 – BAYRAM GELDİ GARİBİM

MAZİYE YOLCULUKLAR – 88

 

BAYRAM GELDİ GARİBİM

 

 

            Bayram geldi garibim…

            Bu bayram yine içim buruk, hüzün kuyusunda takatsiz kollarımla kulaç atıyorum…

            Sefertası gibi gökyüzüne yükselen beton binalarda, sırtımda yalnızlık hırkası, boynumda özlem halkası, duvarlara efkâr satıyorum…

            Mazi olan sevgi pınarının başında, saygı çınarının gölgesinde, dostluğun sıcacık kollarında, güzel günlerin anılarını yastık yapıp, yeni düşlere yatıyorum…

 

            Beni ben yapan güzellikleri, yeniden beynime katık yapıp yüreğime atıyorum…

            Yetim Mustafa’m, zulmün mağduru çilekeş babam, inan seni çok özledim…

 

            Yüreği lime lime güzel annem, gün görmemiş bir tanem, evlat acısını, sıkıntısını sağlığı ile ödeyen başımın tacı, seni arıyorum…

            Canım ağabeyim, fidan boylu, karagözlü, hümanist özlü üniversitelim, yiğit Mehmet’im, bizden alındığın günden beri ta ciğerden yanıyorum…

 

            Doğduğum toprakların onurlu, vefalı, dürüst ve mert güzel insanları, sizin yaşamımdaki yerinizi hiç bir kelime anlatamaz…

Gönlü zengin, eli cömert, baştan tırnağa merhamet benim saf insanlarım sizleri çok özledim…

 

            Fani Dünya denen bu insafsız değirmenin çarklarında, çoğunuz zamansız toprağa düştünüz…

            Sizsiz boynu bükük, elleri koynunda bir garip öksüzüm…

            Her bayramda,  kor bir topa dönüşür yüreğimde küllenen közüm…

            Her bayramda karabulutlar yoğunlaşır başımda, köy çeşmesi oluklarına döner sizi arayan iki gözüm…

 

            Sizden uzaklarda, taş dibeğin dibinde, zulmün tokmağı ile yıllarca dövüldü özüm…

            Gözlerime bağ, kollarıma zincir, ayağıma pranga oldu hak, adalet, özgürlük diye ağzımdan çıkan her bir sözüm…

           

            Bayram geldi garibim…

Sevdiklerin sılada toprak, sen gurbet ellerine savrulmuş yapraksın…

 

Canlarım benim… Yüreğimdeki köşkün sultanları sizi seviyorum…

            Mezarınızda sabahlamak, toprağınızla birlikte güne merhaba demek isterdim…

 

            İki ay önce öptüğüm sizi örten toprağa, bu bayram yüzümü süremeyeceğim…

            Vefasızlara, nankörlere, sahte dostlara kırgınım canlar…

            Bu bayram da sizinle olmayı ne kadar çok istiyorum, bir bilseniz…

 

Gelemiyorum…

Bir şeyler beni engelliyor…

Durma git diyen içimdeki çocuk, gittiğinde daha çok üzüleceğini bilmiyor musun diyen çocuk, çekişiyor…

            Canlarım benim, çekişme devam ediyor…

 

            Gelmezsem beni bağışlayın…

            Gelip elini öpeceğim, alnıma götüreceğim tanıdık da kalmadı…

 

            Gurbetin bağrında, özlemin zehrini yudumluyorum…

            Kafes içinde kafes, hava çok kirli boğuluyorum…

           

            Bayram geldi garibim…

            Gelemezsem, siyah beyaz resimlerde, sizi kucaklayacağım…

            Kana, kire bulaşmamış ellerinizi özlemle öpeceğim, alnıma götüreceğim…

            Sizinle karşıladığım eski bayramları anılar harmanında yaşayacağım…

 

            Tanyeri ağarmadan kalkıp giyineceğim…

            Dün bize bayramlaşmaya gelen komşularımızın, dostlarımızın hakkını bu gün çocuklara dağıtacağım…

            Bayramların barış ve kardeşlik havasını, eski bayramları anlatan yazılarda soluyacağım…

 

            Kimsesizler mezarına çiçek götüreceğim…

            İlişkilerin yozlaştığı bu kasvetli ortamda, bana yaşattığınız o güzel günlerin anılarıyla yaralı gönlümü avutacağım…

 

            Bayramın sizsiz çok zor olduğunu, yaşayarak yeniden anlayacağım…

            Maziye yolculuklarda mutluluk, huzur arayacağım…

 

            Yan garip gönlüm, öksüzlüğüne yan…

Özlemdir yanaklarında boncuk boncuk kayan…

            Bayramınız kutlu olsun…

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir