Çekene sor yarasını gönülün, Yaşı döker saza hüzün çaldırır… Dikene kor narasını al gülün, Kaşı çatar köze özün daldırır… Yastığında bin bir
Yazar: Mahmut CANTEKİN
BEN ÖTEKİYİM
MAZİYE YOLCULUKLAR – 135 BEN ÖTEKİYİM Ben ötekiyim… Ben köylü Türk’üm, şehirli Türk’üm, küçük esnaf Türk’üm, işçi Türk’üm, işsiz Türk’üm…
KÂHTAM BENİM
MAZİYE YOLCULUKLAR – 134 Kâhta’m benim! Dün akşama kadar senin için yazdığım iki yüze yakın şiiri okudum. Senin için yazdığım
KÂHTA SEVDASI
MAZİYE YOLCULUKLAR – 133 Sevmek, insani duyguların en güzelidir. İnsanları sevmek, yerdeki karıncayı, gökteki kuşu, daldaki yaprağı sevmek… Badi badi
KÂHTA YÖRESİNDE TARİHİ OLAYLAR
MAZİYE YOLCULUKLAR – 131 Kâhta yöresinde yaşanan tarihi olayların bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum… Babailerin isyanı ile başlamak gerekir diye düşündüm…
TARİHTE KÂHTA
MAZİYE YOLCULUKLAR – 131 TARİHTE KÂHTA Maziye yolculuk yaparken yaşadıklarımı anlatmaya çalıştım. Tanık olduğum, duyduğum güzellikleri dile getirdim… Çocukluğumun küçük, yeşil,
ARZUHAL
MAZİYE YOLCULUKLAR – 130 ARZUHAL Ak saçlı, aksakallı, yüzünden nur yağan, annesinden keramet sahibi doğan bir Dede beklerim… Elinde asa,
KORKAK VE OTLAR
Bizi kurtaracak korkak Bay Şaban,Kökten kurtaracak bütün dertlerden…Ödünçtür yuları gömleği ve kaban,İnfazı bekliyor ot namertlerden…
KEREM
MAZİYE YOLCULUKLAR – 129 Kitaplığın rafında akşamdan beri çalmayan telefon, özel müziği ile sessizliğini bozdu. Elimdeki Ahmet Arif’in “Hasretinden Prangalar Eskittim”
KÂHTA’DA UÇUŞAN PARALAR
MAZİYE YOLCULUKLAR – 128 Çocukluğumda yaşadığım, unutamadığım ve yanıtını da bulamadığım üç olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Hamamın üst tarafı eskiden ceza
GÜZELLİKLER
MAZİYE YOLCULUKLAR – 127 1960 yıllarıydı. Çocuktuk. Üzerimizde büyüklerimizden küçültülen elbiseler, ayaklarımızda kara lastikler vardı. Top oynamaya başlamadan önce kara lastik
KİTAP
Cağaloğlu her gün yokuş, Kanat kırık bir göçmen kuş, Haftalıklar sarı zarfta, Yüz yirmi beş hayat kuruş… Köprübaşı ekmek balık, Sev Galata
KİRLİ ADAM
Bilet senden dert giriyor gişeden, Öğren dedim öğrenmedin yol yordam… Cin diyerek kendin çıktın şişeden, Olamadın adam gibi bir adam… Tüccar oldun
KIRIK CAMDIR GÖNÜL
Mekân gurbet gönül seki, Konuk etti toprak damı… Hüzün tartmaz hiçbir çeki, Yaşlar sular gülü çamı… Anne baba oldu toprak, Ayrı yerde her
KİBRİT ÇÖPÜ
Dalgalı denizde kibrit çöpüsün, Esen yeller seçti sana limanı… İraden hacizde dertler küpüsün, Koltuklar veriyor şimdi fermanı… Akrebin emrinde rahvan yelkovan,