NE DESEM AZ Genlerin bozuk kan içersin, İlah yapmışsın el kiri parayı, Kanlı kahpe bir hançersin, Deşersin gördüğün her yarayı… Tutunmuşsun şer ipine, Kem
Yazar: Mahmut CANTEKİN
MAZİYE YOLCULUKLAR – 208 / DERSİM SÜRGÜNLERİ
MAZİYE YOLCULUKLAR – 208 DERSİM SÜRGÜNLERİ Ağustos sıcağında Çukurova cayır cayır yanıyordu. Bedenimden akan terler, üstümdeki elbiselerimi sakız gibi vücuduma yapıştırmıştı. Yorgun, bitkin bir
DÖNEK
DÖNEK Git, İlkelerin tarumar, Çıkarın yüzünde şamar, Rüzgârgülü gibi dönüyorsun, Kim döneklerden yiğitlik umar… Git, Kimseye dost olamazsın, Merdi mert yapan
GÖZLERİ OYNAK KALÇA
GÖZLERİ OYNAK KALÇA Köhnemiş kırıntılar kileri, Sürüyle loş beyin, Debelenir bataklıkta bir ömür, Karanlığa yeminli, Bir adım gitmez ileri… Firardır vicdanlar, Merhamet
MAZİYE YOLCULUKLAR – 207/ DERSİM KATLİAMI
MAZİYE YOLCULUKLAR – 207 DERSİM KATLİAMI Dersim ile ilgili kitapları okuduğum zaman, gözyaşlarım yanaklarımdan aşağı doğru akmaya başlar. Yüreğim mengenenin ağzına girer. Mengenenin kolu;
YALANCI İMANSIZ
YALANCI İMANSIZ Durduruldu yeni kafile Kemah Dağ boğazında, Boğazlananlar üst üsteydi uçurumda, Kendi topraklarında kıyılmış canlar, Kan deryasında yatıyorlardı sessiz… Fırat kıyılarında
HAYATA GÜLÜMSE
HAYATA GÜLÜMSE Zifiri karanlığın göbeğinde, Hayata gülümse içinden, Falakayı tutan kalaslar, Balta sapını sallayan sap, Öt diyen geveze karga, Göz bağını sıkıştıran ödlek,
GEL YAREN OL
GEL YAREN OL Gel demlen, Sabrın erdeminde, Kulaç at yılmadan, Hayatın parlak yüzüne… Halaya dur, Güneşi seven bin bir canla, Karanlığa tekme
TOPRAĞIMA GÖTÜR BENİ
TOPRAĞIMA GÖTÜR BENİ Biliyorum bir tanem, Sevdiceğim görüyorum, Günler huzura aç, Geceler uykuya muhtaç, Ömrümün kara kaplı defterini, Doldursa da gurbet, Beni kendinden
YIKILMA SAKIN
YIKILMA SAKIN Yabani otlar gibi, Hüzün yüklü yalnızlık, Sarsa da iç dünyanı dört yandan, Vazgeçme candan, Yıkılma sakın, Dön sırtını karanlık geceye, Şafağa
ÇÖPLÜK ÇORAP
ÇÖPLÜK ÇORAP Gördüm odun pazarında, Bir merkebe yük olmuştun… Fırıncının nazarında, İçi çürük kurt dolmuştun… Özün bağlı durur ipte, Gözün arşta kaldın
KÂHTA CAN SILAM
KÂHTA CAN SILAM Sen can sılam garip sevdam toprağım, Doğdum sende sevgi saygı denizi… Feryadınla ayaz yemiş yaprağım, Yutmuş yıllar tarih etmiş her
KÂHTA’M GÜLÜMSÜN
KÂHTA’M GÜLÜMSÜN Şirin Kâhta’m düz ovada bir gülsün, Çok özledim peynirini narını… Ayaz vurmuş hüzün dolmuş gönülsün, Derdin derdim duydum ahu zarını…
TOPRAK OLDU SIRLAR
TOPRAK OLDU SIRLAR Donmuş denizin üstünde, Buz parçalarıydı geçmiş, Bizde bir türlü erimedi buz, Dile gelmedi sırlar, Değneksiz köyün iti, Bilinenleri eliyle
KOPARDI DİLİNİ ASKER
KOPARDI DİLİNİ ASKER Savaş vahşet, Görüntüler dehşet, Günler yutulmayacak kadar acı hap, Katlanılması zor ıstırap, Evine dönünce asker, Kavuşmadan akşama, Karar verdi eski