MAZİYE YOLCULUKLAR – 144 Küçük yerleşim birimlerinde yaşayanlar, meraklı gözlerin hedef tahtasındadırlar… Meraklı gözler, hedef tahtasındakini adım adım izlerler…
Yazar: Mahmut CANTEKİN
KOLIK NASIL KÂHTA OLDU
MAZİYE YOLCULUKLAR – 143 Kolık nasıl Kâhta oldu diye hep merak ettim. Hangi aşiret reisinin veya aşiret reislerinin binlerce yıllık
KARANLIK YÜZÜN İTİRAFI
Ottan itler yarattık, Güzel sözlü, Alnı ak, Yüreği pak, Bu toprağın çocuklarını, Sokak ortasında, Kahpece tarattık… Kandır gıdamız, Anneleri ağlattık, Yetim bıraktık
ONUR FUKARASI
Hamla dostluk hazan gibi, Karanlıktır çürük yürek… Özü yanmış kazan dibi, Al at çöpe benden kürek… Onur yerde tozlu paspas, Her kemiğe
VURDUM KOMUTANIM
MAZİYE YOLCULUKLAR – 142 VURDUM KOMUTANIM 1974 Ecevit affından 1975 yılının sonbaharına kadar Kâhta’daydım. Koltuklarının verdiği güce dayanan bazı yöneticiler, çeşitli dalaverelerle Kâhta ve
HÜZÜN DAĞI
Tut anne, Yüreğimi tut, Isıtsın ellerinin sıcaklığı, Katranın karasıdır bulut… Kan gölünde umut, Yerin dibine batsın, Ölümü kutsayan beyin, Can alan komut…
ON BİRLER ÇETESİ
MAZİYE YOLCULUKLAR – 141 — Merhaba hemşerim. — Merhaba. — Yine yürüyüşüme mi çıktın? — Yürüyüşe çıktım. Okumaktan gözlerim yoruldu. Gözlerimi dinlendirmek,
KAPANMAZ YARADIR SÜRGÜNLÜK
MAZİYE YOLCULUKLAR – 140 Sevgili hemşerim avukat A. Sırrı Özbek’in “KÖKÜNÜ ARAYAN ÇINAR” isimli hikâye kitabının, Belge Yayınları tarafından
PAVLOV’UN KÖPEĞİ
Tescilli Pavlov’un köpeği, Güneşe körsün, Bilime sağır… Kuş beyninle, Gerçeğe kafa yormak, Havanda su dövmektir… Gıdan medya kepeği, Yüreğin rotasız vapur, Yalanı
SANA GELDİM MEHMET’İM
SANA GELDİM MEHMET’İM Geceydi. Ne Ay ışığı vardı, Ne de yıldızlar… Dokunsalar ağlayacaktım, Ağlayacaktım hüngür hüngür… Koca bir yumruk, Gelip oturmuştu boğazıma… Sıkışmıştı yüreğim,
ÖZLEDİM KÂHTA’M
Özledim ah! Kâhta’m seni özledim, Merdine yiğidine, Kucak kucak selamlar… Senden mektup, Senden haber gözledim, Merdine yiğidine, Kucak kucak selamlar… Sen komşumsun, Sen annem
ÖMÜR SENİN
Ömür kar, Dağ başı kadar, Vakar, Kirlenmeden erimek var… Ömür çınar, Eteğinde pınar, Akar, Can bulur gül nar… Ömür oyun, Dilsiz
ÖLÜNCE GÜLDÜ ŞAİR
Kalem neferiydi, Alın teriydi mısralar… Sevgi pınarıydı sol yanı, Taç yaptı onurlu insani… Umutla sürdü haksızlığa isyanı… Ne varsa hayata dair, Sofraya serdi
NASİPSİZ
Vakitsiz doğmuş tay, Tay tipsiz… Kuyuda köçek ay, Ay dipsiz… Aynada surat yay, Yay ipsiz… Sözcüğü budanmış say, Say kipsiz… Edebiyat kuşan da
KARA YÜREKLİLER
Oy havar! Barbarlık, Kırmış yine zinciri, Hamidiye Paşaları, Talat’ın çeteleri, Hitlerin torunları, Tapıyorlar kana, Dünyanın dört bir yerinde, Kıyıyorlar insana… Ey insanlık, Kulak