Nasıl anlatsam sana, Titriyorsa gülüm, Sinirden ellerim, Ağarıyorsa saçlarım, Günden güne hüzünden, Vardır elbet nedeni, Dinle beni… Nasıl anlatsam sana, Dost hançerleriyle,
Yazar: Mahmut CANTEKİN
ZİNCİRİNİ KOPARMIŞ VAHŞET
Dünya’nın dört bir yanında, Ahtapottur baş aktör… Oyun seti tüm ülkeler, Ortalık toz duman, Oluk oluk akıyor kan, En tatlı kârlı sektördür savaş…
ZEVZEK ZEKİ
Zevzeğin teki, Efendisinin liberosu beki… Ölümüne savunur, Bir aferin ile avunur… Efendisine yaslanır, Artıklarla beslenir… Sağa sola saldırır, Her
YOKLUK
Ne annemsin ne babam, Ne selamım var, Ne de merhabam… Nikâh masasında, Evet demedim sana, Tanıkların huzurunda… Hangi imam kıydı nikâhımızı? Gözleri aksın
YİTİK SEVDA
Bir yıldız gibi kaydın ansızın, Sözlerin kulaklarımda, Gözlerin gözlerimde, Ellerinin sıcaklığı zor tanem, Ellerimde asılı kaldı… Bir yıldız gibi kaydın ansızın, İsyan
İNSAN ONURU PERİŞAN
Oy aman! Oy aman!Bin kere oy aman!Kokuşmuş gülüm, Kokuşmuş zaman!Düşmüş bitpazarına, İnsanoğlunun beyni bedeni!İnsan onuruna olmuş bir hal, Düşmüş ayakaltına gülüm!İşportada satılık mal… Oy
KEFTİRE DOSTLUK VE TEZGÂHLAR
MAZİYE YOLCULUKLAR – 139 Yıl 1964. Mevsim Sonbahar… Güneş bütün cömertliği ile Kâhta ovasına, dağlarına ısısını ve ışığını yansıtmış… Nemrut Dağındaki tanrılar,
SİZDEN ADAM ÇIKMADI
MAZİYE YOLCULUKLAR – 138 Duydum ki zengin olmuşsun… Sizinkiler hep zengin olmuş… Gurbet ellerinde savrulurken, tesadüfen bana komşu
VAY KEMİKÇİ
Bulmuş yağlı kemiği, Yalayıp durur… Kanlanmış bedeni, Azar kudurur… Koparmış ipini, Beğenmez tipini, Saldırır paçana, Yerden yere vurur… Doğurmamış hiçbir ana,
ÜZER SENİ
Ey gönül! Cahil ile etme muhabbet… Sözün bilmez, Üzer seni… Ey gönül! Aç gözlü ile yapma ticaret… Doymak bilmez, Üzer seni…
ÜŞÜYORUM
Mevsim kış, Dağlara kar düşmüş… Yoksullar titremekte soğukta, El ayak burun buz kesmiş… Üstümüzde yorgan battaniye, Sarılmışız donmayalım diye… Ekran
TENCERE KAPAK
Tencere alçağı, Buldu kapağı, Haram kaynar, Taşırır tabağı… Masada huri, Azgındır Nuri, Tencere kapak, Birbirine jüri… Kâsede viski, Hızları jet ski,
TEK BİLEK
Acıların kileri bu yürek, Kardeş acısı başta… Evlat acısı zor, Anne baba acısı hele… Çevremde aç insanlar, Ülkemde insanların acısı… Dünyalı kardeşlerim,
KUŞLARIN AĞIT YAKAR
Zaman taksa da kanat, İki bin yıldan bu yana, Sarı sıcağa kara borana inat, Göz nuru alın teri tanrılar, Talihine ağlarlar Kâhta’m, Nemrut
KIRIK BEŞİK
Döndü Dünya battı güneş, Yansıttı aldığı ışığı ay… Binlerce yıldız tepemde asılı, Mezarlıkta sabahçıyım bu akşam… Günlerdir mezarlık benim içimde, Yatıyor günahsız binlerce