BEN ARTIK SOLCU DEĞİLİM

 

Beyaz Türk’ü (elit, zengin) omuzlarda taşıyıp, fakir Türk’ü, inançlı Türk’ü zenci görerek dışlamak solculuksa, ben solcu değilim…

İnsanları etnik kökenlerine göre ayırıp, kendi etnik kökeninden olmayanları dışlamak, yani enternasyonalizmi unutmak solculuksa, ben solcu değilim…

Darbecilere ve darbe ortamı hazırlamak için yapılan “Kafes Planlarına” destek vermek, alkışlamak, bugüne dek onlarca kez oynanmış olan oyunlara, utanmadan yalan demek solculuksa, ben solcu değilim…

Gecekonduda yaşayıp, bir gecekondu mahallesinin değerindeki villada yaşayan ittihatçı zihniyetin avukatını “inadına sol” diyerek desteklemek, karanlık orucu tutmak solculuksa, ben solcu değilim…

İdam sehpasında bile “ Yaşasın Türk ve Kürt halkının mücadelesi” diyerek kardeşliği savunan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının resmini dergilerinde basıp, “Kürt esnaftan alışveriş yapmayın” diye manşet atmak solculuksa, ben solcu değilim…

Militarizmin kuyruğuna takılıp “Güneşli Günler” hayal etmek solculuksa, ben solcu değilim…

Grev ve sendika emekçilerin hakkıdır diyerek sendika ağalığı yapmak, işçileri satmak solculuksa, ben solcu değilim…

Din ve vicdan hürriyetine karşı çıkmak solculuksa, ben solcu değilim…

Yirmi memur maaşından fazla geliri olan kocalarının paraları ile giyinip, kameraların karşısında törenle çarşaf yırtmak solculuksa, ben solcu değilim…

Barışa düşman olmak, savaşa ilan-i aşk yapmak solculuksa, ben solcu değilim…

Geniş halk kitlelerini kuru kalabalık, aptallar sürüsü görmek solculuksa, ben solcu değilim…

Ulusların kaderlerini tayin hakkına dün övgüler dizerken, bu gün uluslara küfretmek solculuksa, ben solcu değilim…

Dün anadilde eğitimi savunurken, bu gün kendi anadilinden başka hiçbir anadilin konuşulmasına bile tahammül etmemek solculuksa, ben solcu değilim…

Yoksul insan kalmasın, maddi koşullarda eşitlik sağlansın görüşünü, içki sofralarının mezesi yapmak solculuksa, ben solcu değilim…

Bütün insanların kendini geliştirebileceği özgür bir ortamı, yalnız kendisi için istemek solculuksa, ben solcu değilim…

Yalnız kendine demokrasi istemek, “ötekilere” dünyayı zindan edenlerin attığı kemiklere salya akıtmak solculuksa, ben solcu değilim…

Özgürlük istiyorum diye karanlık güçlerin tetikçiliğini yapmak solculuksa, ben solcu değilim…

Analar ağlayacaktır demek, analar ağlasın diye entrikalar çevirmek solculuksa, ben solcu değilim…

İsmi solcu olan hükümetlerin, kendi halklarına yaptığı zulmü alkışlamak solculuksa, ben solcu değilim…

Solcu geçinenlerin hatalarını görmemek, solcu olmayanların hatalarına bire bin katarak anlatmak solculuksa, ben solcu değilim…

Özeleştiriden, farenin kediden kaçtığı gibi kaçmak, başkalarının hatalarına eleştiri yağdırmak solculuksa, ben solcu değilim…

Askeri vesayet rejimine methiyeler dizmek solculuksa, ben solcu değilim…

Bir iktidarın her yaptığına körü körüne muhalefet etmek solculuksa, ben solcu değilim…

Kendine demokratlık solculuksa, ben solcu değilim…

Komşu ve komşu olmayan Dünya halklarını düşman görmek solculuksa, ben solcu değilim…

Tarihin yalanlarını savunmak, gerçeği araştırmamak, gerçeği bilip yalanları doğru gibi sunmak solculuksa, ben solcu değilim…

Din, dil, ırk, cinsiyet ayırımı yapmak solculuksa, ben solcu değilim…

Kendisi gibi düşünmeyenleri düşman görmek solculuksa, ben solcu değilim…

1970 yılından bu güne dek, beni yüz kez gözaltına alan polisler, askerler!

Toplam beş yüz günden fazla bedenimde her türlü işkenceyi uygulayıp canımın her tarafını lime lime eden işkenceciler!

Solcu olduğum için idamımı isteyen, günlerce, aylarca, yıllarca gençliğimi demir kapıların arkasında, taş duvarların arasında, bir suç bulup ceza veremeden çürüten savcılar, yargıçlar!

12 Mart darbecileri!

12 Eylül darbecileri!

Diyarbakır, Mamak, İzmir, İstanbul, Afyon, Mersin, Kâhta, Adıyaman, Besni, Siverek, Kızıltepe, Mardin nezarethaneleri ve zindanları!

Adını unuttuğum nezarethaneler, zindanlar, işkence haneler!

Kitaplarımı kara bağrında çürüten toprak!

Kitaplarımı, şiirlerimi tutuşturan gaz, yükselen alev, gökyüzünü kaplayan kara duman!

Arkadaş olarak soframa oturup istihbarat raporları yazan keklikler!

Halide Edip Adıvar’ın Ateşten Gömlek kitabını komünist kitap diye rapor eden muhbir vatandaşlar!

Evimi basıp Nazım Hikmet’in, Ömer Hayyam’ın, Kemal Tahir’in, Orhan Kemal’in kitaplarını sayfa sayfa yırtıktan sonra öfkelerinden üzerinde tepinenler!

Solcu olduğum için benden köşe bucak kaçan akrabalarım!

Darbecilerin korkusundan, benle aynı soyadı taşıdığı halde tanımıyoruz diyen yakınlarım!

Selam vermekten korkan yoldaşlarım!

Beni görünce sokak değiştiren arkadaşlarım!

Hepinizin gözü aydın!

Ben artık solcu değilim…

Saçlarını işkence hanelerin kapısında, zindanların önünde ağartan Annem! Oğlun artık solcu değil…

Okuduğu Kur’an’ı elinden alınıp fırlatılan yaşlı babam, 70 yaşında bile karakola götürülen adam gibi adam, oğlun artık solcu değil.

Solculuğu kuyrukçuluğa dönüştüren zibidileri görünce, solcuyum demeye utanıyorum…

Evet!

Ben artık solcu değilim…

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir