LİCE’DE İLİŞKİLER

 

 

İnsan kendi ülkesinin başka bir iline, ilçesine veya beldesine gidince yüreğini yabancılık duygusu kaplar…

Gittiğin yerde sen bir yabacısın… Gurbet kuşusun…

Nelerle, kimlerle karşılaşacağını bilemezsin…

Beyninde onlarca, yüzlerce sorunun cevabını ararsın…

Acabalar kördüğümdür. Zamanla her “acabanın” cevabını bulursun…

 

Güneydoğu bölgesinde bulunan Adıyaman’ın şirin ilçesi Kâhta’da doğup büyüdüm…

Lice’ye ilk geldiğimde çarşısına girdim, gezdim…

Lice çarşısı çocukluğumun Kâhta çarşısına benziyordu…

Çocukluğumun 30–40 yıl önceki çarşısı, bir film şeridi gibi gözlerimin önünden gelip geçti…

 

Odun yüklü eşeklerin, katırların başında sahipleri müşteri bekliyordu… Kâhta’da da yaşlılar, gençler ve çocuklar hayvanlarına odun yükler ve şafak sökmeden çarşıda olurlardı… Sabahın ayazında üşümesinler diye kafalarına poşu sararlardı…

Buradaki oduncuların kafasında da poşu var… Üç kuruş daha ucuz almak için yapılan sıkı pazarlıklar burada da tekrarlanıyordu…

 

Teknolojinin gelişmesi ile can çekişen zanaatlardan olan sıcak demirci dükkânının önünde durdum… Körük, örs, çekiç, balyoz ve yapılan aletler, sanki çocukluğumun demirci dükkânıdır…

Babamın demirci dükkânı sandım… Bu sıcak demirci dükkânında babamı, ağabeyimi, kardeşlerimi ve kendimi gördüm.

Çocukluğumun kül ve ateş içinde geçen günlerini yeniden yaşadım…

 

Çocukluğumun bakkal dükkânlarında ne ararsan bulabilirdin… İşte tıpkısının aynısı bir bakkal dükkânı: Çay, şeker, sabun, ayakkabı, tütün, ibrik, bidon, iplik, incik, boncuk, sebze, meyve her şey var…

Günümüzün marketleri çıkmadan önce aynı işi köy, kasaba ve ilçe bakkalları yapardı.

Günümüzdeki marketlerin anası bu bakkallardır, diyebiliriz…

 

Kahvehaneler işsizlerin, gidilecek başka yer bulamayanların, yaşlıların mekânıdır. Burada da aynı görevi görüyorlar…

Eli yüzü buz tutmuş boyacı çocuklar, burada daha çoklar…

Eşeklere, katırlara yükledikleri sandık içindeki sebzeleri, bakkalların önünde indiriyorlar… Kâhta’da sebze haline getirirlerdi…

 

Bu ilçenin insanları nasıldır?

Doğduğum büyüdüğüm ilçenin insanlarına benzerler mi? Burada sosyal ilişkiler acaba nasıldı?

 

Beş koca yıl Lice’de yaşadım. İnsanlarını tanıdım. Bazen şaşırdım. Bazen isyan ettim: Bu kadarı da olmaz, dedim.

 

Bu gün çarşıda bir kavgaya tanık oldum… Kavga edenleri ve nedenlerini merak ettim. Yanımda duran bir Liceliye sordum:

— Kim bunlar? Neden kavga ediyorlar?

Liceli soruma cevap verdi:

— İkisi kardeştir. Çıkar kavgasıdır…

 

Başlarında bu kadar büyük belalar olan insanların, iki kardeş üç kuruş için çarşının ortasında bu kadar alçalmamaları lazımdı…  

Kendi kendime söylendim: Kişilikler bu kadar düşürülmüş, bu kadar çürütülmüş, bu kadar iğrençleştirilmiş olamaz, dedim.

 

Bir insan komşusuna, akrabasına, hatta ailesine karşı nasıl akrep, yılan, tilki gibi hayvanlardan bin kat aşağı düşebilir.

 

Her köyde, her kasabada, her ilçede ve her ilde akrepler, hainler vardır. Keklik misali insanını tuzağa düşüren, yaratıklar dün de olmuştu, yarın da olacaklardır.

Lice’de 1992–1997 yılları arasında kaldım… Beni şaşırtan akreplerin ve kekliklerin çoğunlukta olmasıydı.

Lice’de güzel insanlar yok muydu? Elbette vardı. Hem de bütün baskılara, acılara rağmen güzel kalan, direndikçe güzelleşen yiğit insanlar tanıdım.

 

Bunlardan bir kısmı Lice’de kaldı… Bir kısmı da Lice’yi terk etti.

Kelaynak kuşları gibi azaldıkça azaldılar.

Ben o yiğit insanları, o güzel insanları hiç unutmadım…

Onları hep sevgiyle saygıyla andım…

 

Kulp, Hani komşu ilçelerdi. Aynı coğrafyanın birer ilçeleri olan Siverek, Kâhta, Besni, Kızıltepe gibi birçok ilçede kaldım… Birçok insan tanıdım.

Lice’de ilişkiler bir başkaydı…

Lice’de insanların davranışları çok farklıydı…

 

Mahmut CANTEKİN

01.01.1952 yılında Adıyaman ili Kâhta ilçesi Cami Mahallesinde Dünya’ya geldi. İlk ve Orta Okulu Kâhta’da okudu. Besni Öğretmen Okulunda öğrenimine devam etti. Osmaniye Düziçi’nden mezun olarak öğretmenlik diplomasını aldı. Afyon ili Sinanpaşa ilçesine bağlı Çatkuyu ve Yıldırım Kemal köyleri ile Tınaztepe kasabasında öğretmenlik yaptı. Rotasyona tabii olduğundan Diyarbakır ili Lice ilçesine atandı. Burada Öğretmenlik, Halk Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. Lice’de beş yıl görev yaptıktan sonra Mersin merkeze atandı. 26 yıl görevden sonra Mersin’de emekli oldu. Kâhta’da yaşamaktadır. Bütün gününü şiir ve yazı çalışmaları ile geçirmektedir. Çeşitli şiir sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir