Çalıştığım dairede gazete okuyordum. Kapı çalındı. İçeriye bir hizmetlimiz ile birlikte bir tim girdi. Hizmetli: — Bu arkadaş sizi arıyor. Hizmetli
Yazar: Mahmut CANTEKİN
ADINI VER İŞİNİ BİTİRELİM
Haftanın ilk günü makam odamda çalışıyorum… Diyarbakır Milli Eğitimden bizi ilgilendirsin ilgilendirmesin bir tomar yazışma göndermişler… Bizimle ilgili olanları ayıklayıp okullara göndereceğim…
İKİ ÇOCUK
Ben göreve gelmeden önce YİBO’da öğrencileri sevmeyen, eğitim öğretimi aksatan, okulu babasının çiftliği gibi yöneten bir müdür vardı… Bölgenin insanını sevmeyen bu
NAMUS
6 Eylül 1975 depreminden önce Lice’nin yerleşim alanı kuzeydeki dağların yamacıdır. Deprem, dağın yamacında yapılmış bu evleri yerle bir etmiş. İki bin
ODUNLAR BALIK OLMADI
— Kalk Kemalim, canım oğlum, bak Güneş nereye geldi. — Anne, biraz daha yatsam olmaz mı? — Kalk oğlum, kalk. Hayvanlar aç.
İMPARATOR
Darbe, sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemleri hak, hukuk, adaletin rafa kaldırıldığı dönemlerdir… Her bataklık kendine has sinekler üretir… Darbe, sıkıyönetim
İTİRAFÇI
Son günlerde Lice’de gündem “Cudi” isimli bir PKK’lının gelip teslim olması… Hükümet konağında, kahvehanede, çarşıda, benim oturduğum sokakta bu itirafçı konuşuluyor…
SAVCI BEY
Bir korucunun cenazesinden dönüyorduk. Emniyet amiri vekili Pisbıyık Süleyman, kaymakamı, belediye başkanını, hâkimi, savcıyı, daire müdürlerini, üst rütbeli subayları ve memurları çay
YÜZBAŞI
Yüzbaşı orta boylu, etine dolgun, sarışın bir subaydı. Babasının Demokrat Parti ve Adalet Partili olmasıyla övünürdü. Sakallı babasını Lice’ye getirdi…
LİCE’DE İLİŞKİLER
İnsan kendi ülkesinin başka bir iline, ilçesine veya beldesine gidince yüreğini yabancılık duygusu kaplar… Gittiğin yerde sen bir yabacısın… Gurbet kuşusun… Nelerle,
KÂHTA’DAN LİCE’YE BAKMAK
Ben Adıyaman ili Kâhta ilçesinde doğdum, büyüdüm. Annem, babam ve dedelerim Kâhtalıdır… Lice’de sınıf öğretmenliği yaptım… Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat
SIDIKA
Bir Sıdıka var, Görülmeye değer… Hakaret olur merkebe, Sırtına vurursan eyer… Açar kasetçaları açar, Verir son sesini… Tek başına yapar, Balkonda raksını…
SEYRANDA MISIN?
Anlatabilsem, Ah anlatabilsem! Bakan görmeyen gözlere, Yaşanan vahşeti… Kepçe kulaklar bile, Duymuyorlar çığlıkları, Yürekler taş, Kirden yürekler pas… Bardaklarında viski, Dudaklarında
SEVGİ PINARI
Sevgi pınarı! Sevgi pınarı! Canlandır kuruyan dudakları… Sensin lokman hekim, Mutlu kıl, Sevgiye hasret insanları, Sevgi pınarı! Sevgi pınarı! Güneş hava su
SOR ZEHRA
Sevdan ile serçe kuşun kanadı, Bu yüreğim gel koy elin gör Zehra… Aşk narindir sevmez fazla inadı, Sevgi ile nakış nakış ör Zehra…