Lice çarşısı sahnedir. Ertürk Yöndem mikrofonu yüzbaşıya uzatmış. Yüzbaşı söylediklerinin televizyonda çıkacağını bilerek tane tane konuşuyor: — Liceliler bana dilekçe ile müracaat ettiler.
Vahşeti Gördüm Lice’de
ZORLA KORUCULUK–6
Yüzbaşı yazdığı raporda Genel Kurmaya yanlış bilgi veriyor, onları yanıltıyordu… Ertürk Yöndem’i Lice’ye kendisi çağırmıştı… “Teröristlerin kalesi Lice düştü” dedirten kendisiydi…
LİCE’DE O GECE
— Oğlum, telefonla amcanı ara konuşalım. — Peki baba. Çocuk telefona doğru yürüdü. Avizeyi kaldırdı. Kulağına dayadı. Bir ses alamadı. Avizeyi
KORUCU MUHTAR SAİT
Muhtar Sait rüşvet vermediği için dükkân yakıldı… Aradan aylar geçtikten sonra bakkallığa devam etme kararı verdi… Yapacak başka işi yoktu… Yaşı da iyice
CENAZE
Güneş, korku ve kuşku dolu karanlık bir geceyi daha geride bırakarak, Lice’yi aydınlatmaya başladı. Çocuklar uyku mahmurluğu içinde önlerine kattıkları hayvanları
KÖY MUHTARLARI
Kaymakamlık bir yazıyla bütün köy ve mahalle muhtarlarını, daire amirlerini toplantıya çağırdı. Toplantı yeri, belediye toplantı salonuydu. Toplantı günü ben,
ÇİFTÇİ GENCİN CENAZESİ
Kaymakam yine izine gitmişti… Her zaman olduğu gibi yerine Yüzbaşı vekâleten bakıyordu. Saat on sıralarında imzalatılacak evrakları alarak,
TANSU ÇİLLER GELİYOR
Tansu Çiller geliyor… Güneşli bir gün, evden endişeli çıkıyorum… Lice asker kaynıyor. Lice’de bulunan binlerce asker az görülmüş, dışardan tim ve asker
KARAKOLUN BAHÇESİNDE DAYAK
Kendi köyünde hayvan otlatan köylünün yanına askerler gitmiş… Buraya PKK’lılar gelebilir diye otuz büyük baş hayvanına el koymuşlar… Hayvanları
HEMŞERİM TİM
Çalıştığım dairede gazete okuyordum. Kapı çalındı. İçeriye bir hizmetlimiz ile birlikte bir tim girdi. Hizmetli: — Bu arkadaş sizi arıyor. Hizmetli
ADINI VER İŞİNİ BİTİRELİM
Haftanın ilk günü makam odamda çalışıyorum… Diyarbakır Milli Eğitimden bizi ilgilendirsin ilgilendirmesin bir tomar yazışma göndermişler… Bizimle ilgili olanları ayıklayıp okullara göndereceğim…
İKİ ÇOCUK
Ben göreve gelmeden önce YİBO’da öğrencileri sevmeyen, eğitim öğretimi aksatan, okulu babasının çiftliği gibi yöneten bir müdür vardı… Bölgenin insanını sevmeyen bu
NAMUS
6 Eylül 1975 depreminden önce Lice’nin yerleşim alanı kuzeydeki dağların yamacıdır. Deprem, dağın yamacında yapılmış bu evleri yerle bir etmiş. İki bin
ODUNLAR BALIK OLMADI
— Kalk Kemalim, canım oğlum, bak Güneş nereye geldi. — Anne, biraz daha yatsam olmaz mı? — Kalk oğlum, kalk. Hayvanlar aç.
İMPARATOR
Darbe, sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemleri hak, hukuk, adaletin rafa kaldırıldığı dönemlerdir… Her bataklık kendine has sinekler üretir… Darbe, sıkıyönetim